Son Yazılar
eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2018 Cuma

MEB, özür durumundan atanamayanları il emrine atadı
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


MEB, geçtiğimiz hafta, yarıyıl öğretmen nakil sonuçlarını açıklamıştı.
Oysa, 800'e yakın öğretmenin özür nakli çıkmamıştı.
MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürü Hamza Aydoğdu hafta içinde nakli çıkmayan öğretmenlerle görüşmüş ve Cuma günü hayırlı bir haber vereceklerini belirtmişti.

özür durumundan yer değişikliği yapılamayan öğretmenlerin nakilleri il emrine yapılmıştır.

Devamını Oku

24 Ocak 2018 Çarşamba

MEB, Teknoloji Tasarım dersinde geri adım attı
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Ulusal Eğitim Bakanlığı, teknoloji tasarım dersinde yaptığı düzenlemeyi geri aldı
MEB, müfredat güncellemesi esnasında, bilişim teknolojileri ve yazılım dersini 5 ve 6.sınıflardan 7 ve 8. sınıflara; Teknoloji ve Tasarım Dersini ise 7 ve 8.sınıflardan 5 ve 6'lara almıştı.
MEB gelen tepkiler nedeniyle müfredatları dün yayından kaldırmıştı. Kaldırılan müfredat bugün baştan internet sitesine konuldu. Yeni düzenlemede, teknoloji tasarım dersindeki değişikliğin olmadığı görüldü.
Devamını Oku

22 Ocak 2018 Pazartesi

MEB, yetkililere resmi yazışmalarda kurumsal e-postanızı kullanın dedi
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Devamını Oku

21 Ocak 2018 Pazar

2018 yılı MTSK yazılı sınav takvimi
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Devamını Oku

MEB'ten kurs proğramları iptali yazısı
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Devamını Oku

MEB, öğretmen gelişim eylem planını yayınladı
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Devamını Oku

İhraç edilen 7 öğretmene PKK propagandasından nezaret
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde daha önce meslekten ihraç edilen 7 öğretmen, Kobani (Ayn el Arap) bahanesiyle düzenlenen izinsiz gösteriye katıldıkları ve terör örgütü PKK/KCK'nın propagandasını yaptıkları iddiasıyla gözaltına alındı.
Cumhuriyet Başsavcılığınca, terör örgütü PKK/KCK'nın eylem ve faaliyetlerinin deşifresine yönelik soruşturma dahilinde 7 eski hoca hakkında gözaltı kararı verildi.
İlçe Emniyet Müdürlüğü Terörle Uğraş Grup Amirliği ekipleri, şüphelilerin adreslerine düzenlediği aynı zamanlı operasyonda daha önce meslekten ihraç edilen 7 öğretmeni gözaltına aldı.

Kobani bahanesiyle 6-7 Ekim 2014'te Pazarcık ilçesinde düzenlenen izinsiz gösteriye katıldıkları ve PKK/KCK propagandası yaptıkları iddia edilen zanlılar, sağlık kontrolünün arkasında Pazarcık İlçe Güvenlik Müdürlüğüne götürüldü.
Devamını Oku

19 Ocak 2018 Cuma

MEB'in öğrencilere tatil önerileri
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Devamını Oku

18 Ocak 2018 Perşembe

2018 E-Okul giriş sayfası! 3 yazılı sınav sonuçları ve karne puanı!
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0

e-okul15 tatilin yaklaşması ile birlikte karne telaşı öğrencileri ve velileri sarmaya başladı.. 2017 - 2018 birinci dönem üçüncü sınavları düzenlendi. Öğrenciler e-Mektep üzerinden sınav sonuçlarını sorgulamaya başladı. İşte e-okul 3. yazılı sınav sonuçları ve sözlü puanları...
E-MEKTEP VELİ BİLGİLENDİRME SİSTEMİNE (VBS) NASIL ANTRE YAPILIR?
E-mektep veli bilgilendirme sisteminde;
1)Türkiye Cumhuriyeti (TC) kimlik numarası
2)Mektep numarası
3)Birkaç güvenlik sorusu yanıtlanarak sisteme zahmetsizce antre yapılabilmektedir.
Ardındaki E-okul imtihan sonuçlarını öğrenmek için anekdot durumu üzerinden bilgilerinizi yoklama edebilirsiniz. Bu sayede birinci yazılı imtahan ve sözlü notlarını görebilirsiniz.
Ulusal Eğitim Bakanlığının sunmuş olduğu E-mektep veli bilgilendirme sistemi doğru, öğrencilere ait not ve devamsızlık bilgisine basit ve süratli bir şekilde en güncel haliyle ulaşabilmek muhtemel. Bu sistem öğrencilerle birlikte veliler için de oluşturulmuştur. E-mektep sisteminde işlem, öğrencinin okula başlaması ile başlar, öğrencinin mezuniyetine dek devam eder. E-okul veli bilgilendirme sistemine, resmi web sitesi olan https://e-mektep.meb.gov.tr/ üzerinden erişilebilmektedir.  Böylece öğrenci numaraları ve T.C.kimlik numaraları ile antre yapılarak bu sistemden en etkin ve verimli şekilde yararlanılabilmektedir.
E-OKUL SINAV SONUÇLARI ÖĞRENME EKRANI - TIKLA
e-okul
15 TATİL NE KADAR SÜRECEK? KARNELER HANGİ TARİHTE DAĞITILACAK?
MEB kadar yapılan resmi açıklama çerçevesinde 15 tatilin net tarihi muhakkak oldu. Buna kadar okullar sömestr tatiline 22 Ocak 2018 tarihi itibariyle giriyor.
15 tatil ne süre bitecek?
Öğrenciler ve veliler 2018 yılı itibariye 15 tatilin ne zaman biteceğini merak ediyor. Konuyla ilgili yapılan açıklamaya tarafından sömestr 2 Şubat 2018 tarihinde sona erecek ve okullar 5 Şubat 2018 Pazartesi günü açılacak.
2018 yılında okullar ne zaman kapanacak?
Hazırlanan eğitim öğretim takvimine kadar 18 Eylül 2017 tarihinde başlayan okullar 8 Haziran 2018 tarihinde sona erecek ve öğrenciler yine yaz tatiline girecek.
NASIL TAKDİR VEYA TEŞEKKÜR ALINIYOR? 
Derslerdeki sıradan galibiyet puanı 70 ile 85 puan aralarında olan öğrencinin Teşekkür Belgesi alması uygun görülür. Öğrencinin dersteki sıradan galibiyet puanı 85'ten artı olduğunda ise Takdir Belgesi almaya adalet kazanacaktır. Bu puanlardan düşük bir puana sahip olan öğrenci veya ön şartlar olarak yukarıda sıralanan maddelerden birisine sahip olan öğrenci ise iki belgeden hiçbirini alamayacaktır. Orta öğrenim süresi boyunca asgari 3 öğretim yılındaki tüm dönemlerde takdir belgesi almış olanlar üstün başarı belgesi ile ödüllendirilir.
Devamını Oku

Sömestr tatilini verimli geçirmenin 12 yolu
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


15 günlük bu tatil, çocuklar için ayrıca bir soluklanma ayrıca de birincil dönemin ağırbaşlı bir şekilde değerlendirilmesi için eşsiz bir fırsat olarak görülebilir. Memorial Şişli Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Bölümü’nden Uz. Dr. Leyla Benkurt Alkaş, sömestr ve tatil dönüşü için ailelere önerilerde bulundu.
Tatil dönemleri çocukta huy değişikliği yapabilir
yarıyıl tatili ile okul dönemi kurulan düzende ufak tefek değişiklikler olabilir. Geç saatte uyuma ve uykudan kalkma, sadece hafta sonu kullanımına müsade verilen televizyon, bilgisayar ve tablet gibi teknolojik cihazlarda geçirilen sürenin uzaması, ödev yapma, servise yetişme gibi günlük telaşlara ara verilmesi ile bir rahatlama yaşanır. Çalışan ailelerin çocukları, çoğu zaman anneanne-babaannenin himayesine bırakılır. İşte bütün bu nedenlerle çocuklar için düzenin tatil dönüşü her tarafta akort edilmesi gerekir. Herkes gibi kuşkusuz çocuklar da kısa sürede rahata alışır. Bundan Başka bilgisayar, televizyon, video oyunları gibi edilgen eğlenceler, uyku saatlerindeki şansın dönmesi, istediği saatte yemek yeme gibi alışkanlıklar rehaveti de beraberinde getirir. Çocukların olumsuz davranış ve huylar geliştirdiği en manâlı dönemlerin hastalık veya tatil süreçleri olduğu unutulmamalıdır. Tatili bir tazelenme, dinlenme, kendine güven kazanma, değerli olduğunu idrak etme süreci olarak bakmak gerekir. Hayatın içinde deneyimler ve kabul bakmak herkese iyi gelecektir.
Çocuğu rahatlatalım derken şımartmayın

Çocukların okul koşturmasında fazla yıprandığını düşünen aileler, tatil döneminde çocuğu rahatlatmanın dozunu iyi bir şekilde ayarlayamazsa şımarıklıklar yaşanabilir. Sayılı günün ivedi geçtiği ve çocuklar için tersi bir tempoya dönmenin defalarca kolay olmadığı unutulmamalıdır. Tatil bitince okula gitmek bir gaddarlık ve tüm zevklerin bitmesi, acı verici bir etkinlik olarak algılanır. Okul reddi, mektep fobisi bu dönemde alevlenir. Dürüst şekilde değerlendirilemeyen tatilin sonuçları şu şekilde sıralanabilir:
Okula gitmeden karın ağrıları, bulantı ve baş dönmeleri yaşanır.
Uyku ve yemek yemek saatleri kabusa döner.
Masa başında oturabilme, uzun yazılar yazma, konsantrasyonunu toplama becerileri geriler.
Bütün oturmamış esas bilgiler unutulur.
Ders konusunda güvensizlik başlar.
Aile-çocuk arasında gerilimler yaşanır.
Yarıyıl tatilinden dürüst faydalanmak için bunlara uyarı edin
1. Tatil çağrıda bulunmak istediğini yapabilme serbestliği değildir. Yatma kalkma saatleri birazcık daha esneklik kazansa da en ince ayrıntısına kadar çocuğa bırakılmamalıdır. Yaşına yerinde programlar evvelden seçilip düzenlenebilir.
2. Tatil öncesi tatilin planlanması, zamanı ve mekanı uygulamak, yapılacakları gözden geçirmek yardımcı olacaktır. Tatil çağırmak mutlaka ayrı bir yere gitmek çağırmak değildir. Bu özel süre planlanırken mutlaka çocuk da katılmalı, yönlendirilmeli ve benimsetilmelidir.
3. Dingin ve hazırcı eğlenceler yerine doğada ziyaret etmek, müzeye gitmek, tiyatro ya da değişik etkinliklere katılmak ayrıca ufkunu geliştirecek keza de ders dışı öğrenme ve merak etme dürtülerini uyandıracaktır. Keza değişik etkinlik ve denemeler tatil sonrası arkadaşlarına anlatacak, tatili anlamlandıracak malzemeleri çocuğa verir.
4. Çocukla ev içi sorumlulukları paylaşma; tamir işleri, kek-pasta pişirme, hayvanlara bakma, çiçek soğanlarını ekmek gibi yaşına ve konuma yerinde uğraşlar ayrıca kendine güvenini artıracak keza de el becerilerini geliştirecektir.
5. Ailece kitap evlerinden alışveriş, benzer kitabı okuma, hakkında söylev, geniş zamanlarda zevk alarak, merak ederek sonunu tahmin etmeye çalışarak, okuma zevkinin gelişmesi söz konusu olacaktır. Ayrıca kart oyunları, kutu oyunları, aile oyunları ile rekabet duygusu gelişir, yenme-yenilme durumlarını tutku ile kabullenmeyi öğrenir.
6. Anneanne, babaanne gibi bakım veren birilerinde kalınca; fazla koruma, sevgi adına “kıyamam” deyip tutku, daha küçük bir çocuk davranmasına yol açacaktır. Büyük ebeveynler kuşaklar arası aktarım için büyük nimettir, bu çok özel ilişkinin çocuğu büyütmek için kullanılması paha biçilemez.
7. Yetkisiz dersler, sınava hazırlanma kaygısı olmadan daha kolay ama kısmen oyun ya da gündelik aktiviteler ile çocuğa kazandırılır. Örneğin bir elma keserken kesirlerle ilgili temeller konuşulur, marketten alışverişte bilinçli alıcı elde etmek öğretilir, atasözleri ve deyimlerle ilgili cümleler kullanılabilir.
8. Sağlıkla ilgili check-up, danışmanlıklar önceden planlanmalı, gelecek okul dönemine bırakılmamalıdır. Imtihan ve stresin azaldığı tatillerde problemler azalmış gibi görünse de sonradan yoğunlaşarak ortaya çıkacaktır.
9. Çocuğa jurnal mektep hazırlıklarını yaparken yapılan yardımlara tatil döneminde ara verilmeli ve kendi işini kendisi yapması için yönlendirilmelidir.
10. Deney kitapları, öbür hobiler, ülkeler, coğrafyalar gibi konular geniş zamanlarda tatil sıralamak ya da haberlerde geçen bir konu ile ilgili merakları gidermek araştırma yeteneğini geliştirecektir.
11. Çocuğun kendi başına veya akranları ile karşılıklı faaliyetler planlama ve eğlenmesine fırsat verilmelidir.
12. Okulların açılmasına 3-4 gün kala uyku, yemek ve etkinliklerin planlanması mutlaka tekrar düzenlenmelidir.
Devamını Oku

Gojimo uygulamasıyla ders çalışabilirsiniz
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0

Gojimo uygulamasıyla farklı dersler ve konularda sorular üreterek ders çalışabilirsiniz.

. Gojimo uygulaması, Android cihazlarınızda değişik konu ve içeriklere uygun sorular üreterek soru çözmenizi sağlıyor.
Çoğu derste değişik seviyelerde sunulan 40 binden artı soru arşivi bulunan Gojimo uygulaması, ayrıca öğrenciler hem de öğretmenler için faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Öbür konularda soru çözmek isteyen öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayacak olan Gojimo, imtihan ya da quiz yerine getirmek isteyen öğretmenlerin de işine yarıyor. İnternet bağlantısına ihtiyaç duymadan kullanabileceğiniz ve tamamen ücretsiz olan Gojimo uygulamasında rastgele testler de açabilirsiniz.
Çözdüğünüz sorular için detaylı direktifler sunan ve hatalarınızı gösteren gerçekte, ilerlemenizi takip edebilmeniz de muhtemel. Kesintisiz yenilenen içeriklerle birlikte siz de ders çalışmak ve soru üretmek istiyorsanız, Gojimo uygulamasını bedava olarak indirebilirsiniz.
Gerçekte bulabileceğiniz dersler: Matematik, Geometri, Fizik, Kimya, Biyoloji, Tarih, Coğrafya, Psikoloji, Almanca, İngilizce, Fransızca, İspanyolca ve daha fazlası.
İndir
Devamını Oku

İkili eğitim ne zaman kalkacak?
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Okul öncesi eğitim oranının 5 yaş için yüzde 39 civarındayken, geçen yıl yüzde 58'in üzerine çıktığını ifade eden Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, brütün yüzde 74'ün üzerinde olduğunu söyledi.

Yılmaz, bu yıl da okul öncesi eğitimde 5 yaş öncelikli olmak üzere bu belirlenen hedeflerin önüne geçtiklerini dile getirerek, 2015'de yayınlanan Milli Eğitim Strateji Belgesi'nde 2019 sonunda 5 yaş için konulan yüzde 90 hedefine de ulaşılacağını bildirdi.

İkili eğitim ve birleştirilmiş sınıf uygulamasının azaltılmasının istendiğini anlatan Yılmaz, "5 milyon 600 bin öğrenci ikili eğitim alırken, şimdi 4 milyon 300 bin öğrenci ikili eğitim alıyor. Oranı ilköğretimde ancak yüzde 57'den yüzde 43'e düştü. Ama Allah nasip ederse 2019 sonuna kadar Kocaeli de dahil yapar mıyız Sayın Büyükşehir Belediye Başkanım ve Valim? Eğer Kocaeli'yi çözersek İstanbul da inşallah ondan sonra gelir. Birlikte Türkiye'de ikili eğitimi kaldıracağız." şeklinde konuştu.


Yılmaz, ikili eğitimi kaliteli eğitim için kaldırmak istediklerini aktararak, "Orta öğretimde 891 bin öğrenci ikili eğitim alırken 2016'da, geçen yıl için söylüyorum 379 bine düştü. Oranı yüzde 36'dan yüzde 7'ye düştü. Birleştirilmiş sınıflarda da 2002 yılında 688 bin öğrenci birleştirilmiş sınıfta eğitim alırken, geçen yıl 154 bin öğrenciye düştü." diye konuştu.
.
Devamını Oku

8 Ocak 2018 Pazartesi

Bakan Yılmaz: Amaç Hayata Hazırlamak
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, eğitimin amacının sınava değil, hayata hazırlamak olduğunu belirterek, "O halde evlatlarımızı hayata hazırlamak istiyorsak mutlaka öz güven kazandıracak bir sporla buluşturmamız lazım." dedi.
Okçular Vakfı ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliği ile gerçekleştirilen "Okçuluk Benim Sporum" projesi kapsamında okçuluk eğitimi alan 350 öğretmene düzenlenen törenle sertifikaları verildi. Beyoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi´nde düzenlenen törende konuşan Yılmaz, projenin okçuluk sporu ve kültürünün yaşatılmasına büyük katkı sunacağına inandığını söyledi.

Milletlerin bekasının kültürlerini ve değerlerini gelecek kuşaklara aktarabilecekleri oranda mümkün olduğunu anlatan Yılmaz, "Okçuluk bizim kültürümüzdür. Hatta bazı Türk boylarının adı okla anılır. Birisine bir görev verildiğinde ´Okçular tepesini unutma.´ denir. Yine ´Eğri ok menzile varmaz.´ denilerek de insanın hedefinin menzile yüz akı ile varmak ama menzile yüz akı ile varmak ile mutlaka dost doğru olunması gerektiği ifade edilir." diye konuştu. Eğitimin kültürel mirasın nesilden nesile aktarılması görevini de üstlendiğini dile getiren Yılmaz, toplumların gelişmesinin bir nişanesi olan kültürel mirasın korunması, kayda geçirilmesi, yeni nesillere aktarılmasının ancak ve ancak eğitimle mümkün olduğunu vurguladı.

Bakan Yılmaz, bugüne taşınan değerleri, çocuklara aktarmak, öğretmek istediklerini anlatarak, şunları kaydetti: "Bu hususta en büyük görev eğitim sisteminin temel unsuru olan öğretmenlerimize düşmektedir. Öğretmenler her mesleğin yetiştiricisi olduğu gibi toplumsal kültür ve değerlerimizin de aktarıcılarıdır. Bu proje ile de ata sporlarından birisi olan ve bugüne taşınan okçuluğu evlatlarımıza sevdirecek, sahip çıkılmasını sağlayacaklardır. Bakanlık olarak kültürümüzün yaşatılıp gelecek kuşaklara aktarılması noktasındaki çalışmaları destekliyoruz. Okçuluk kursu bakanlığımızın hizmet içi eğitim standart programı kapsamına alınmış, öğretmenlerimizden kurs sonunda yapılacak uygulama ve teorik sınavda başarılı olan öğrencileri destekleme ve yetiştirme kursu genelgesi doğrultusunda ´Okçuluk Benim Sporum´ adı altında yetiştirme kursları açabileceklerdir. Okçuluk eğitimini başarıyla tamamlayıp teorik ve uygulamalı sınavı geçerek formatör öğretmen olmaya hak kazanan 330 öğretmenimiz ata sporumuz okçuluk eğitimi vereceklerdir. Proje kapsamında belirlenen 117 okulumuzda 24 kişilik takımlar oluşturularak toplam 2808 öğrencimizin okçuluk sporuna kazandırılması hedeflenmektedir."

Okçuluğun yanı sıra diğer spor alanlarında da çocukların yeteneklerini gösterecekleri imkanlar sunmak için çalıştıklarını ifade eden Bakan Yılmaz, 70 spor lisesinde 15 bin öğrencinin eğitim aldığını kaydetti.
Gençlik ve Spor Bakanlığı ile 2016 yılında imzaladıkları iş birliği protokolüyle 3. sınıftan itibaren bütün öğrencilerin sportif yetenek taramasına başlanacağını bildiren Yılmaz, 2018-2019 eğitim öğretim döneminde tüm Türkiye´de yetenek taramasına başlanacağını ve proje kapsamında yetenekli öğrencilerin branşlara yönlendirileceğini dile getirdi.
.
.

"Eğitimin amacı sınava hazırlamak değil, hayata hazırlamaktır"

Bakan Yılmaz, Okçular Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanvekili Bilal Erdoğan´ın müzik, resim, spor gibi derslerin müfredatta geri planda kalmasıyla ilgili eleştirilerine de hak verdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Velilerimiz bekliyor ki çocuklarımız sınava girecek. Sınavda hangi sorular çıkacak? Beden eğitiminden, müzikten, resimden çıkmayacak, o halde hangi dersten çıkacaksa ona yoğunlaşalım diye düşünüyorlar. Eğitimin amacı öz güven kazandırmak. Sporun amacı da öz güven kazandırmak. Eğitimin amacı sınava hazırlamak değil, hayata hazırlamaktır. O halde evlatlarımızı hayata hazırlamak istiyorsak mutlaka öz güven kazandıracak bir sporla buluşturmamız lazım. Geçen yıldan önce beden ve müzik dersleri 1 saatti. Talim ve Terbiye Kurulu´nun geçen yıl mayıs ayının sonunda aldığı kararla 9-10-11 ve 12. sınıflarda beden dersinin saatini 2´ye çıkardık. Yine görsel sanatlar ve müzik derslerini de zorunlu olarak 2 saate çıkardık. Yine 2 saatte seçmeli olarak beden ve müzik dersi getirdik. Gönül ister ki eğitimin sabahtan öğlene kadar olan kısmını matematiğe, Türkçeye, fene, öğleden sonraki bölümü de resim, müzik, beden gibi yetenek gibi bölümlere verelim. Ancak bir ders artırdığınızda ilave 3 bin öğretmene ihtiyacınız oluyor. Bir ders saatini de azalttığınızda 3 bin öğretmeni norm fazlasına çıkartmış oluyorsunuz. Bir karar verirken 2-3 sefer düşünüyoruz. Bugün Türkiye´nin eğitimi dünden daha iyi. Hiç şüpheniz olmasın yarın da bugünden daha iyi olacaktır."

Konuşmaların ardından İl Milli Eğitim Müdürü Yelkenci ve Okçular Vakfı Başkanı Yılmaz arasında iş birliği protokolü imzalanırken sertifika almaya hak kazanan öğretmenleri temsilen 15 öğretmene belgeleri protokol üyeleri tarafından verildi.
Törene, Dünya Etnospor Federasyonu Genel Başkanı ve Okçular Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Bilal Erdoğan ile eğitim alan öğretmenler ve öğrenciler katıldı.
.
.
Devamını Oku

23 Aralık 2017 Cumartesi

Puşide Projesi Tanıtımı İstanbul´da Yapıldı
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0



Puşide Projesi Tanıtımı İstanbul´da Yapıldı

T.C. Cumhurbaşkanlığı Sayın Emine ERDOĞAN Hanımefendi’nin himayelerinde; İstanbul Türbeler Müze Müdürlüğüne bağlı, Osmanlı Hanedanı’na ait türbelerdeki Maraş işi puşidelerin yenilenmesine yönelik yürütülen Puşide Projesi´nin sergi ve tanıtım programı 16 Aralık 2017 Cumartesi günü Beykoz Mecidiye Kasrı’nda gerçekleştirildi.
Programda, Puşide’nin Farsça “örtü” anlamına geldiği, mezar üzerine yerleştirilen, genellikle ahşap, mermer, taş ve çini kaplama sandukaları örtmek için kullanıldığı anlatıldı.
Emine Erdoğan, Kuran-ı Kerim tilaveti ve projenin tanıtım filminin izletilmesinin ardından yaptığı konuşmada, projenin Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı takip ve iş birliğinde, Beylerbeyi Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü’nün öncülüğünde gerçekleştiğini belirtti. Erdoğan, “Bu proje, tarihi değerlerimize sahip çıkmanın bir ifadesidir” değerlendirmesinde bulunurken, projeye katkı sağlayan tüm kurumları ve emek veren tüm sanatçıları tebrik etti.
Programda, İstanbul Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, İstanbul Beylerbeyi Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Yusuf Gürlek, Proje Koordinatörü ve Çini Sanatkârı Ayşe Özkan da konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Emine Erdoğan’a Maraş işi seccade hediye edildi.

Puşide Projesi
Puşide projesi çerçevesindeki Osmanlı hanedanına ait türbelerdeki genellikle etrafı fildişi, sedef kakmalı ahşap veya madeni parmaklıklarla kafes şeklinde çevrili, dikdörtgen gövde üzerinde üçgen prizma kapaktan oluşan ahşap sandukaların “Maraş işi” tekniğiyle işlenmiş örtüleri, bir ya da birden fazla parçadan meydana gelmektedir.
Proje kapsamında İstanbul’da bulunan Osmanlı hanedanına ait, 23 türbedeki 158 sanduka örtüsü (puşide) yenilenecektir. İstanbul Beylerbeyi Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü’nün koordinasyonunda Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, İzmir, İstanbul, Kayseri, Kütahya, Samsun, Trabzon Olgunlaşma Enstitüleri tarafından tamamen elde üretimleri yapılan puşideler uzun bir hazırlık ve yapım sürecinden geçmektedir.
Öncelikle proje kapsamında çalışılacak her bir puşide için İstanbul Türbeler Müze Müdürlüğünden izin alınarak desenleri çizilecek ve işlemeleri yapılacak puşidelerin ölçüleri alınmakta, fotoğraf çekim ekibi tarafından puşide fotoğraflarının çekimi tamamlanmaktadır. Dekupe edilip orijinal boyutlarında ozalit çıktıları alınan fotoğraflardaki desenlerin çizim ekibi tarafından elle kopyasının alınıp çizim arşivini oluşturmak için desenlerin vektörel hale getirilip dijital ortama aktarılmasının ardından üretilecek puşide için, puşide çizimlerinde gereken düzeltmelerin yapılarak çizimin işlemeye hazır hale getirilmesi aşamasına geçilmektedir. Nakış atölyesinin üretimi yapılacak puşideyi çalışmaya başlamadan önce, puşide desen numunelerine, Maraş işi tekniğinde deneme çalışmalarının yapılması ve ustaların orijinal teknikle örtüleri işlemesinin yapılması şeklindeki bu uzun süreç her bir puşide için ayrı ayrı yapılmaktadır.
İstanbul Beylerbeyi Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü araştırma bölümü tarafından puşidelerin bulunduğu türbeler ve türbelerde sandukası bulunan kişiler hakkında arşiv belgeleri ışığında hazırlanan Puşide kitapları ise literatürümüz için zengin bir kaynak oluşturacaktır./kaynak:meb
Devamını Oku

Geleceğin İnşasında Kullanılacak Yapı Taşlarının Biriktiği Yer: Olgunlaşma Enstitüleri
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Geleceğin İnşasında Kullanılacak Yapı Taşlarının Biriktiği Yer: Olgunlaşma Enstitüleri


Olgunlaşma Enstitülerinin Türk geleneksel el sanatlarının yaşatılmasına katkılarının ele alındığı “Gelenekten Geleceğe Olgunlaşma Enstitüleri” konferansı yapıldı.

Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Sosyal Ortaklar ve Projeler Daire Başkanlığı tarafından yürütülen Olgunlaşma Enstitüleri Projesi kapsamında Olgunlaşma Enstitülerinin Türk geleneksel el sanatlarının yaşatılmasına katkılarının ele alındığı “Gelenekten Geleceğe Olgunlaşma Enstitüleri” konferansı gerçekleştirildi.
Konferans, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren Olgunlaşma Enstitülerinin, daha etkin ve verimli kurumlar hâline dönüştürülmesi, insan kaynakları kapasitelerinin arttırılması hedefiyle düzenlendi.
Antalya Belek’te düzenlenen konferansa Millî Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ercan Demirci, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Mehmet Nezir Gül ile Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Sosyal Ortaklar ve Projeler Daire Başkanı Sedat Abdulhakimoğulları ile Sosyal, Kültürel Eğitimler ve Faaliyetler Daire Başkanı Ahmet Vefa Güler ve Daire Başkanı Mehmet Yılmaz, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü Sosyal Ortaklar ve Projeler Daire Başkanı Şennur Çetin, Antalya İl Millî Eğitim Müdürü Yüksel Arslan, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü personeli ile 19 ilde bulunan 20 Olgunlaşma Enstitüsünün yönetici ve öğretmenleri katıldı.
“Olgunlaşma Enstitüleri, çocuklarımızın kimliği ve karakteri açısından çok önemli”
Müsteşar Yardımcısı Ercan Demirci, Olgunlaşma Enstitülerinin eğitim faaliyeti yapmakla beraber 1800’lü yıllarla beraber başlayan ve cumhuriyetle modernizasyondan geçmiş, kız çocukları için mesleki eğitimin ötesinde birer hanımefendi şeklinde yetişmelerini merkeze koyan kurumlar olduğunu söyledi. Bu enstitülerin kız çocuklarının sadece mesleki eğitimlerini misyon edinen yapılar olmadığını anlatan Demirci, onları münevver, evrensel birer insan olarak yetiştirmeyi amaçladığını aktardı.
Yüzyılların birikimi olan kültürel ve sanatsal mirası kayıt altına almak gerektiğine işaret eden Demirci, “Bu sadece Millî Eğitim Bakanlığı’nın misyonu değildir. Kültür Bakanlığı ve diğer kurumların yanı sıra sivil teşekküllerin de misyonudur. Sonuca en çok muhtaç olan kurum, bu kurumun içerisindeki çocuklar, öğrencilerimiz ve öğretmenlerdir. Olgunlaşma Enstitülerinin hocaları öğrencileriyle beraber köy köy geziyorlar, var olan birikimi kayıt altına alıp arşivliyorlar. Müzeci edası ile üzerine titriyorlar. Bu hassasiyeti kurumsallaştırmalıyız. Bunu aslî işlerimizin başına koymalıyız. Çünkü geleceğimiz açısından önemli. Çocuklarımızın kimliği, karakteri açısından önemli” dedi. 
“Geçmişin birikimlerini gelecek kuşaklara aktarmalı ve geleceğe umutla bakmalıyız”
Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Mehmet Nezir Gül ise “Biz inanıyoruz ki geçmişi olmayanın geleceği olmayacağı gibi geçmişten devraldığımız güzel miras gelecek kuşaklara sağlıklı bir biçimde aktarılamadığı takdirde ciddi bir sorunla karşı karşıya kalacağımız mukadderdir.
İyi bir planlama, çok güzel çalışma ve etkinlikler aracılığıyla aklımızı, zekâmızı, potansiyelimizi kullanarak geçmiş birikimlerimizi gelecek kuşaklara aktarmalı ve geleceğe umutla bakmalıyız. İstikbalin köklerde olduğuna inanıyoruz kesinlikle. Köklerinden kopuk bir toplumun dünya üzerinde çok da söz sahibi olamayacağı bir gerçektir’’ diye konuştu.
“Gelenek, Kültürün Geçmişini Geleceğe Bağlayan Can Damarıdır”
Konferansın açılış konuşmasını yapan Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Sosyal Ortaklar ve Projeler Daire Başkanı Sedat Abdulhakimoğulları; “Gelenek, kültürün geçmişini geleceğe bağlayan can damarıdır. Geleneksiz bilim, sanat, dil ve toplum hayatı olamaz. Çünkü gelenek geçmişten süzülerek gelip yüzyılların birikimini bugüne taşır.
Dolayısıyla geleceğin kültürü, bugünün geleneğinde gizlidir. Geleceğin inşasında kullanılacak yapı taşları burada birikir. Bu bakımdan, nesilden nesile “Gelenek aktarımı” söz konusu olduğunda şüphesiz, ilki 1945’te kurulan Olgunlaşma Enstitülerinin önemi daha bir ortaya çıkmaktadır’’ dedi.
152 Yıllık Gelenek
Sultan Abdülaziz döneminde 1865 yılında açılan Kız Sanayi Mekteplerinden günümüze uzanan Olgunlaşma Enstitüleri kültürümüzü yaşatmada önemli bir görev üstlenmiştir. Olgunlaşma Enstitüleri; geleneksel Türk giyim ve el sanatları alanlarında; araştırma, geliştirme, değerlendirme, arşivleme ve üretim çalışmaları yapan ve el sanatlarının yaşatılmasına katkı sağlayan önemli bir yaygın eğitim kurumudur. Eğitim öğretimin yanı sıra kültürel değerleri, kaybolmaya yüz tutmuş Türk el sanatlarını koruyan ve gelecek kuşaklara aktarılmasına öncülük eder. Seçkin örnekleri yurt içi ve yurt dışında tanıtır, bu alanda sanatsal ağırlıklı eğitim ve üretim çalışmalarını birlikte sürdürür.
22-12-2017
Konferansın Zengin İçeriği
Konferansta çeşitli üniversitelerden, konunun uzmanı akademisyenler 7 başlık altında sunumlarını gerçekleştirdi:
Prof. Dr. Ayten Sezer Arığ; Olgunlaşma Enstitülerinin Türk Eğitim ve Kültür Tarihindeki Yeri,
Prof. Dr. Haluk Gürgen: Kurumsal Kültür ve İletişim, Kurumsal İtibarın Geliştirilmesi,
Hakan Urgancı: Kişisel Gelişim ve İletişim, İletişim Teknik ve Becerileri,
Prof. Dr. Füsun Topsümer: Marka Olmak, Turizm Bölgelerinde Olgunlaşma Enstitülerini Görünür Kılmak, Tanıtım ve Pazarlama,
Yrd. Doç. Dr. Ayşe Coşkun Orlandi: Dün, Bugün, Yarın: Gelenek ve Yenilik Arasında Tasarım,
Prof. Dr. Erdem Ünver: Sanat, Sanat Tarihi ve Estetik: Sanat Eğitiminin Gerekliliği,
Havva Boydaş: Müzecilik; Restorasyon, Konservasyon.


Kaynak:Meb

Devamını Oku

30 Kasım 2017 Perşembe

Türkiye'nin Eğitim Vadisine Nasıl Gidilir?
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0



Eğitim Vadisine Nasıl Gidilir

 Artık hemen herkes trafiğin yoğun olduğu bölgelerde yaşamaktadır. Gideceğimiz yerleri önceden belirleyerek gitmemiz trafikte fazla zaman harcamamanıza, zamandan tasarruf ederek varacağımız yere en kısa sürede varmamıza olanak sağlıyor. Birçok harita programı bu konularda yardımcı olmaktadır. Fakat her zaman internetiniz olmayabilir. Telefonumuzun şarjı bitebilir. Bu gibi durumlarda ise imdadımıza aklımızda rahatlıkla tutabileceğimiz ufak yol bilgileri yetişir.

 “Eğitime Yüzde Yüz Destek” kampanyası eşliğinde Bursa valiliği desteğiyle 2004 yılında başlatılan proje sayesinde Bursa Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü kompleksi ile entegre şekilde inşa edilen Bursa Ticaret ve Sanayi Odası kampüsünde, spor lisesi, sosyal bilimler lisesi, genel lise, endüstri meslek lisesi, ilköğretim okulu, anaokulu, otistik çocuklar eğitim merkezi, üstün zekalı çocuklar bilim sanat merkezi, kız öğrenci yurdu, erkek öğrenci yurdu, kapalı spor salonu ve çok amaçlı salon gibi tesisler yer almaktadır. Eğitim Vadisi, Bursa konumuna gitmek de artık çok kolay.

 -Başlangıç noktası olarak, Osmangazi' den yola çıkarsak, 43/D ile Eğitim Vadisi'ne 13 dakika da varıyoruz. Güzergahımız üzerinde 'Ulubatlı Hasan Bulvarı, Dr. Ahmet Sadık Caddesi ve Zafer Bulvarı bulunmaktadır.
 -Başlangıç noktası olarak 'Bursa Özdilek Bursa Geçit AVM, Osmangazi'den yola çıkarsak, B/41-C ve 43/A ile Eğitim Vadisi'ne 70 dakikada varıyoruz. Güzergahımız üzerinde 'Şehit Alhan Yıldız Caddesi, Hürriyet Caddesi, Sanayi Caddesi, Mudanya Kavşağı, Mudanya Caddesi, Zübeyde Hanım Caddesi bulunmaktadır.
 -Başlangıç noktası olarak Yeşilyayla, Osmangazi'den yola çıkarsak, 94 ile Eğitim Vadisi'ne 23 dakikada varıyoruz. Güzergahımız üzerinde 'Teyyareci Mehmet Ali Caddesi, Fatih Sultan Mehmet Caddesi, Beyazıt Caddesi, Gökdere Bulvarı, Zafer Bulvarı, Ankara Yolu Caddesi, Eski Gemlik Yolu Caddesi bulunmaktadır.
 -Başlangıç noktası olarak Acemler, Osmangazi'den yola çıkarsak, 43/A ile Eğitim Vadisi'ne 25 dakikada varıyoruz. Güzergahımız üzerinde Mudanya Caddesi, Dr. Rüştü Burlu Caddesi, Ulubatlı Hasan Bulvarı, Dr. Sadık Ahmet Caddesi, Zafer Bulvarı bulunmaktadır.
 -Başlangıç noktası olarak Tıp Fakültesi Hastanesi, Osmangazi'den yola çıkarsak, 43/A ile Eğitim Vadisi'ne 64 dakikada varıyoruz. Güzergahımız üzerinde, İzmir Yolu Caddesi, Avrupa Konseyi Bulvarı, Nilüfer Caddesi, Soğanlı Bulvarı, Çelebi Mehmet Bulvarı, Yeşilova, Kemerçeşme, Gazi Caddesi, Eski Gemlik Yolu bulunmaktadır.

 Eğitim Vadisi Konumuna Gitmek İçin En Yakın Duraklar

 -Btso Eğitim Vadisi 16 metre uzaklıkta, 1 dk. yürüme mesafesindedir.
 -Veysel Karani 1 419 metre uzaklıkta, 6 dk. yürüme mesafesindedir.
 -409.Sk. 447 metre uzaklıkta, 6 dk. yürüme mesafesindedir.
 -Faik Çelik K.M.L. 505 metre uzaklıkta, 7 dk. yürüme mesafesindedir.
 -Aticilar Yüzme Havuzu 534 metre uzaklıkta, 7 dk. yürüme mesafesindedir.
 -Metro 1 hattı Bursa Eğitim Vadisi konumuna en yakın hattır.

Devamını Oku

27 Kasım 2017 Pazartesi

Yaygın Eğitimin Olumlu Ve Olumsuz Yönleri Nelerdir?
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0

.

Yaygın eğitim hayatın her anında


 Örgün eğitim olanaklarından hiç yararlanamamış olanlar, örgün eğitimin zamana karşı vurgusunun aksine hayatının herhangi bir yaş aralığında mesleki yeterlilik, meslek edinme adımının başlangıcı veya geliştirilmesi adına ülke olanakları dahilinde oluşturulan bir eğitim sistemidir. Halk eğitim merkezlerinin ve milli eğitim destekli sunulan hizmet olarak bilinmektedir.

 Yaygın eğitimin hayatımıza kattıkları


 Örgün eğitim sürecine yetişemeyen, fırsatı olmayan, türlü aksilikler sebebiyle hobilerine,eğitimine geç kalmış insanlar için belkide paha biçilmez olanaklarındandır. Maddi ve manevi destekli olan yaygın eğitim, insanlar arasında iletişimi kolaylaştırıp, her türlü yaştan insanların bir arada belirli kontenjan dahilinde kişisel gelişim ve kişisel farklılıkları kabul ettirmede olumlu etkiler yaratan bir sistemdir. Kaç yaşında olursan ol insanları hayatı daha yaşanılır hale getirmede etkilidir. Sosyalleşmede iyi etkiler edinildiği kaçınılmaz gerçeklerdendir.

 Yaygın eğitimin eksik kalan yanları


 Oldukça yararlı olan yaygın eğitim süreci iyi değerlendirildiğinde halk eğitim merkezlerinde ve milli eğitim bakanlığı dahilinde organize edilen yaygın eğitim kurumları belirli kursiyer kayıtlarının kriter konulması ve o sayının altında kalan kurs başvurularının olması o kursun açılmasını engellemekte ve başvuru yapan o insanların beklentilerini karşılamayınca öz güven ve hobilerinin peşine düşme isteğini köreltmektedir. Bu sebeple kurs çeşitliliği yanı sıra kursiyer sayı alt sayısının aşağıya çekilmesi halinde bire bir olma olasılı ve o kurstan beklentinin daha yüksek düzeye çıkmasına ortam hazırlayacaktır

 Kurum eksikliğinin yanı sıra bir de kursiyerlerinde kayıt oldukları o kursa ve eğitmenlerine karşı zaman zaman hassas davranmayıp belirli saat verilen kurslarına devamsızlık yapmaları, örgün eğitimdeki ciddiyeti yok sayıp dikkatsiz ve sadece belge odaklı düşünüp edindikleri o mesleğin sertifikasını layıkıyla almadıkları da aşikardır.

 Kursiyerlerin hassas davranıp eğitmenleri önderliğinde belirli saat süresince aldıkları kurslara karşı verimli olmak adına yeterli konsantrasyon edinip kursu daha verimli hale getirmede istekli olmalıdırlar. O kursun eğitmeni karşısında alanında uzman olduğu programı anlatırken karşılıklı alınan hazzın tadına varıp daha verimli bir süreç işleyecektir.

 Yaygın eğitim insanların hayatına ilgili kurumlarca verilen olanaklardan hobilerine,tercihlerine, ilgilerine göre edinmek istedikleri eğitimlerdendir. Bu eğitimin tam bir verimlilik ve yarar ile kurulması aşikardır. Ancak eğitmenler ve kursiyerlerce karşılıklı duyarlılıkta eklendiği vakit hayat boyu eğitimin insanın yaşamını daha pozitif, daha işe yarar ve çoğu kez hobi edinmeyi geçip insanların kendi dünyalarında bir meslek edinmelerinde çok başarılı sistemdir. Kişinin istekli olması ve kurumunda verimliliği her yaştan insanların tercihine girmesine teşkil eden sebeplerdendir.
Devamını Oku

16 Kasım 2017 Perşembe

Çocuklarla İletişim Kurma
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Çocuklar İle İletişim Kurma
Çocuklar ile iletişim kurmak oldukça önemlidir. Dikkat edin ki, şiddet içerisinde büyüyen bir çocuk ile her zaman büyük bir insan gibi konuşulan çocuk oldukça farklı bir ruh haline sahip olur. Hangisi daha doğrudur? Şiddet dendiği zaman herkes geri çekilir. Kimse üzerine alınmaz. Kimse çocuğunu dövmez ve ona zarar vermez. Bunlar yalnızca sizi kandırır. Şiddet, çocuğunuz dövmeniz ve onu hırpalamanız anlamını taşımaz. Oldukça geniş çaplı düşünerek bu konunun üzerinde yoğunlaşmak gerekir.

Şiddet Nedir?

·         Şiddet, kelime anlamı itibari ile birine gösterilen davranışsal ve tolumun dışladığı hareketler bütünüdür. Çocuklara gösterilen şiddet ve genel olarak insanlığa gösterilen şiddet yalnızca darbeye yönelik değildir.
.
·         Çocuklar ile iletişim kurma, çocuğunuza gösterdiğiniz aşırı yüksek sesli tepkiler de birer şiddet eğilimidir. Çocuğunuz bir şeyi, hatta aynı şeyi defalarca kez sorsa da sesinizi yükseltmeden cevap vermeniz gerekir.
·         Eğer kendiniz haklı buluyorsanız, ama kim olsa bağırır artık diyorsanız dinleyin; çocuğunuz size aynı şeyi defalarca kez sorduktan sonra; belki de ilk kez sorduktan sonra siz, aşırı tepki ile sesinizi yükselterek cevap verirseniz, çocuğunuz bir daha soru sormaz. Fakat bu merak etmediği için değildir. Pasif bir kişiliğe bürünmeye başladığı içidir.
·         Aslında merak ettiği çok şey varken, susmayı seçmek oldukça basık ve tedirgin bir karakterin ortaya çıkmasına sebep olur. Bu sayede çocuk, okul hayatı boyunca da öğrenme zorluğu çeker.
·         İnsan ilişkileri de oldukça etkilenir. Birileri ile sohbet ederken, çekindiği için konuyu ilk olarak açamaz hale gelir. Bu sizin ilk bağırmalarınız sebebi ile oluşturulmuş bir karakterdir.
·         Dikkat edin, çocuğunuza sürekli tepki gösteren bir anne veya baba; çocuğu aşırı büyük bir hata yapınca yine aynı tepkiyi gösterir. Çünkü; sürekli gösterdikleri tepkiler hep en uç noktadadır.
Fakat; çocuklar ile iletişim kurma; onlara bağırmadan cevap verme eğiliminde olan anne babalar çocukları aşırı büyük hatalar yaptıkları zaman onlara uç bir kızma mekanizması ile tepki verebilirler. Bu durumda çocuk yaptığı hatayı kolayca fark eder
Devamını Oku

Çocuğunuzun Tuvalet Eğitimi Nasıl Olmalı?
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0



Çocuğun birey olma yolundaki önemli gelişim aşamalarından biri olan tuvalet eğitimini ve bu süreçte ailelere düşen görevlerin önemini Hisar Intercontinental Hospital çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Asya Armağan bilgiler veriyor.

Çocuğun kendi bedensel duyumlarını hissettiği, ihtiyaçlarını anlattığı, bunların sorumluluğunu almayı ve bedensel sınırlarını öğrendiği dönemin tuvalet eğitimi dönemi olduğunu dile getiren Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Asya Armağan; ‘Tuvalet alışkanlığı çoğu zaman iki yaş civarında kazanılır. Bu dönem çocuğun, başkalarından gelen önerilere kolayca uyum göstermediği, sıklıkla yoğun çatışmaların yaşandığı bir döneme rastlar. Çocuk bağımsız bir birey olma yolunda gelişirken, kendi bağımsızlığı ile başkalarının onayı arasında bir denge oluşturma çabası içindedir. Yine bu dönemde, çocuğun çiş ve kakaya yüklediği anlam da yetişkinlerinkinden farklıdır. Çocuklar bedenlerinde ürettikleri nesnelere ilgi duyarlar. Bedenleri nasıl önemliyse onlar için, bedenlerinden çıkan şeyler de çok değerlidir. Ebeveynler, onları dışarı atıp kurtulmasıyla ilgili çocuğunu ödüllendirirken, çocuğun zihni karışır, çünkü o aslında kendisi için çok değerli olan şeylerden ayrılmak istemeyebilir. Çocuğun çiş ve kakasını tuvalete yapıyor olması, bir anlamda anne-babasını mutlu edecek bir hediye niteliği taşır. Tuvalete oturmanın çocuğun kendi iyiliği ve rahatı için yapacağı bir şey olduğu mesajının verilmesi işleri kolaylaştırabilir. Annesi babası tarafından bağımsızlığı için yeterince desteklenen, girişimciliği nedeniyle cesaretlendirilen çocukların kendilerine olan güvenleri artar ve gelişimlerinin önü açılmış olur’ açıklamasında bulundu.

Tuvalet eğitimi için sadece çocuğunuzun değil; sizin de hazır olmanız gerekir!

.
Tuvalet eğitimine çocuk kadar, bakım veren kişinin de yeterince hazır olduğu bir dönemde başlanması çok önemlidir. Çevredeki benzer yaşlardaki çocukların gösterdikleri gelişim, okul öncesi eğitim kurumlarının tuvalet alışkanlığı kazanan çocukları okula kabul etmesi, aile büyüklerinin ebeveynlere baskısı gibi değişik nedenler zamanlamayı etkilememelidir. Tuvalet eğitimine başlamak için çocuğun, fizyolojik olarak kas gelişimini tamamlamış, gelişimsel olarak kendini ifade edebilecek becerileri kazanmış olması ve aynı zamanda da psikolojik olarak sağlıklı bir dönemde olması beklenmelidir.

Eğitime başlamak için…
Çocuğunuz yürüyorsa,
Verdiğiniz bazı komutları yerine getirebiliyorsa,
İsteklerini konuşarak anlatabiliyorsa,
Gün içinde 2-3 saat kuru kalabiliyorsa,
Altı ıslandığında rahatsızlığını ifade edebilecek hale gelmişse, tuvalet eğitimine hazır olduğunu düşünebiliriz.

Tuvalet eğitimi vermek için en uygun dönem 24-36 aylar arasıdır. Ancak çocuk bahsettiğimiz becerilere sahip değilse, son dönemde bakıcı değişimi, kardeş doğumu, taşınma, ölüm gibi hayatını ciddi anlamda etkileyecek değişiklikler söz konusu olmuşsa, kabızlık sorunu yaşıyorsa, tuvalet eğitimini verecek olan kişinin ruhsal sıkıntılarının olduğu ve çok yoğun çalıştığı bir dönemse çocuğun yaşı uygun olmasına karşın tuvalet eğitiminin ertelenmesi gerekebilir.

Zamanından önce verilmeye çalışılan tuvalet eğitimi çocuğunuzda kaygıya neden olabilir!

.
Tuvalet eğitimine çocuğun hazır olmadığı bir dönemde başlamak ve bu konuda baskı uygulamak çocukta bazı ruhsal sorunların gelişmesine neden olabilir. Çocuk ailesinin beklentilerini karşılayamadığını sezer ve buna bağlı olarak başarısızlık duygusu yaşar. Başarısızlığı yüzünden anne babasının sevgisini kaybedeceğini düşünebilir. Tuvalet eğitimine zamanından önce odaklanıldığında çocuk, temizliğin, düzenliliğin, kontrollü olmanın anne babasında olumlu duygulara yol açtığı kanısına varır. Böylece küçük çocuğun zihninde temizlik, titizlik kavramlarıyla, anne baba sevgisi arasında bir bağlantı kurulur. Ailesinin beklentilerini karşılayamadığı durumlarda ise ailesinin sevgisini kaybetmekten korkar, terk edilme kaygıları gelişebilir. Bunlarla birlikte erken başlanan tuvalet eğitimi, çocukta, bedeninin kendisinin değil de başkalarının denetiminde olduğu izlenimi yaratabilir. Benzer şekilde hiç eğitim vermemek de çocuğun ruhsal gelişimini olumsuz yönde etkiler.

Çocuğunuza tuvalet alışkanlığı kazandırırken…

Anne baba olarak çocuğunuza tuvalet alışkanlığı kazandırırken sizin göreviniz sorumluluğu tamamıyla üstlenmek değil; çocuğuna mümkün olduğunca destek olmak, yüreklendirici davranmaktır.
Eğitim sürecinde çocuğunuzun davranışlarına aşırı tepki göstermeyin. Bu dönemde olumlu kazanımlarla birlikte geriye dönüşler, dalgalanmalar da izlenebilir. Her defasında sabırla karşılamak ve öfkelenmeden tuvalet eğitimine devam etmek, eğer çocuk aşırı tepki gösteriyorsa, eğitim sürecine çocuk hazır olana kadar ara vermek, aşırı ısrarcı olmamak son derece önemlidir.
Tuvalet eğitimine başlarken, her gün belirli aralıklarla tuvaleti olsun ya da olmasın çocuğunuzu tuvalete ya da lazımlığa oturtmak alışkanlık edinmesini kolaylaştırır. Başlangıçta çocuğun sevdiği oyuncak (bebek veya hayvan) üzerinden tuvalete oturtma alıştırmaları yapmak, bu sırada da basitçe sindirimden söz ederek yiyeceklerin nasıl yendikten sonra vücuttan dışarı atıldığı, daha sonra da yemekle yenilerinin geldiği anlatılabilir. Aynı zamanda kendisinin de çişini ve kakasını tuvalete bırakabileceğinden söz edilebilir.
.
Tuvalet alışkanlığını kazandırma sürecinde çocuğunuzun rahatça giyip çıkarabileceği giysileri tercih edin. Kendisinin soyunmasına, tuvaletin ışığını yakma, oturağa yaptıklarını tuvalete dökme, sifonu çekme gibi kendisinin yapmak istediği şeylere izin verin. Çocuğun katılımcı olması, sürecin kendi kontrolünde olduğu duygusuyla uyumunu artırır.
Çocuklarınızın tuvaletle ilgili davranışlarını çok iyi gözleyip, onları, en uygun zamanda tuvalete yönlendirmeniz eğitimlerinizi kolaylaştıracaktır. Çocuğa sık sık tuvaleti olup olmadığını sormak yerine, belli aralıklarla tuvalete birlikte giderek kontrol etmek daha uygundur. Kız çocuklarının anneyi, erkek çocuklarının babayı model almaları, onları izleyebilmeleri süreci kolaylaştırabilir.
Tuvalet eğitiminde, çocuğun tuvaletini bezine yapmıyor olmasını büyük ödüllerle, aşırı tepkilerle karşılamak zaman zaman altına kaçırdığında kızmak kadar yanlıştır.
Tuvalete çişini ya da kakasını yaptığında çocuğunuza, yaptığı şeyden utanmasına yol açacak sözler söylemeyin.
Tuvalet eğitimi vermeye başladığınızda bez kullanımına son verin. Bez kullanmaya devam etmek eğitim süresini uzatacaktır.
Her çocuk tuvalet eğitimi sürecinde ara sıra altına kaçırabilir. Bu durumda çocuğa kızılmamalı, ayıplanmamalı, cezalandırılmamalıdır.
Çocuklar için gündüz tuvaletini kontrol edebilmek, gece kontrol edebilmekten daha kolaydır. Tuvalet eğitiminin tamamlanma süresi çocuktan çocuğa değişir.
Devamını Oku

12 Kasım 2017 Pazar

Çocuklarınızın sınav dönemlerine dikkat
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Çocuklarımızın Sınavlara Hazırlık Dönemleri

  Çocuklarımız için en zor dönemlerden biridir, sınavlara hazırlıklar. Oyun çağında başlayan eğitim hayatlarınızın onlara katkısının başlamasının yanı sıra boş vakit geçirme saatlerini de ellerinden almaya başlar. Bunların yetmediği gibi bir de; çocuklarımızın sınavlara hazırlık dönemleri, yüz binlerce rakiplerinin olduğu bir dönemdir. Bu dönemlerde aile bireylerinin onlara verdiği destek ve psikolojik rahatlık onlar için çok önemlidir. Baskı yapmadan ders çalışmalarını sağlamak, onlara yeterince vakit ayırmak gerekir. Tüm bunlar kolay gibi görünür fakat sabır işidir.
.

Ebeveynler Olarak Bize Düşenler

·         Çocuklarımızın beslenme şekillerini düzenlemek ilk olarak üzerimize düşen vazifelerdendir. Öğle saatlerinde çok ağır yemekler ile onları karşılamamalıyız. Düzenli bir beslenme programı içerisinde olmalıdırlar.
·         Ders çalıştıkları sırada yanlarına atıştırmalık olarak birkaç bir şey hazırlamamız gerekir. Bunların ise; cips ve çikolata gibi şeyler olmamasına dikkat edin.
·         Çocuklarınızın çalışma masalarına mutlaka su koyun.
·         Ders çalıştıkları sırada su yudumlamaları motivasyonlarını arttıracaktır.
·         Ardından; ders çalışma saatlerini düzgün bir program şeklinde; uzman yardımı ile hazırlamalısınız.
·         Çocuklarınızın ders çalışma programlarında, kendilerine ayıracakları vakitler de mutlaka olmalıdır.
·         Çocuklarımızın sınavlara hazırlık dönemleri; oldukça psikolojik gerilimlerin yaşandığı bir dönemdir. Onlara güvendiğinizi mutlaka belli edin fakat; her sınavın bir bilgi ölçme aracı olamadığını onlara anlatın.
·         Sınavları kazanmanın hedef olduğunu, fakat kazanılamaması durumunda da üzülmenin abartılmaması gerektiğini öğretmek gerekir.
·         Kendilerine olan güvenlerinin tep taze kalmasını sağlamalısınız.
·         Çocuklarınıza olan güven işini de çok fazla abartmamak gerekir. Yani; sürekli onlara güvendiğinizi ve kesin kazanacaklarını sürekli vurgulamayın. Bu sayede onlar bir yük altında hissederler. Kazanmak zorunda olduklarını hep beyinlerinin bir kenarında tutarlar. Böyle düşünen bir çocuğun sınavını kazanamaması aile bireylerine karşı aşırı mahcup olmasını doğuracaktır.
·         Çocuklarımızın sınavlara hazırlık dönemleri; onlar kadar bizler için de zordur. Mutlaka her şeyi dozunda ve kararında yapmalısınız.
·         Onlara olan güveninizi her daim onları sıkmadan ve omuzlarına aşırı sorumluluk yüklemeden belli etmek gerekir.

Çocuklarımızın en zor zamanlarında yanlarında olmalıyız.

Devamını Oku