Son Yazılar
teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2018 Cuma

Sıcak suyu soğuk havaya atarsak ne olur? - Mpemba Etkisi
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0

Mpemba etkisiyle alakalı birçok teori vardır. Bunlardan bazıları, sıcak suyun daha hızlı buharlaşmasıyla suyun hacminin azaldığı için hızlı donduğu bu teorilerden birisidir. Öteki teori ise soğuk suyun üzerinin buzlanmasından dolayı oluşan izolasyona ast olarak bu etkiyi açıklamaktadır. Ancak bu teorilerin hepsi ne eyvah ancak bütün olarak açıklayamamaktadır.
Singapur, Nanyang Teknoloji Üniversitesinden bir grup bilim insanı 2014 yılında, Mpemba etkisini açıklayan esas unsurun, suyu bir arada tutan kimyasal kuvvetler olduğunu kanıtladı. Su molekülleri arasında hidrojen bağları adı verilen zayıf bağlarla birbirlerine bağlanırlar. Suyu ısıttığınızda, suyun özkütlesi azalır ve moleküller arasındaki hidrojen bağları esner ve molekülün içerisinde kovelent bağlar kısalır. Kovalent bağlar kısalırken sahip olduğu enerjiyi dışarı atar. Bu atım teknik olarak “soğuma” ile aynı fiziksel olaydır. Dolayısıyla diğerine tarafından daha sıcak olan su, kaybettiği enerjiden dolayı daha seri soğur.
Devamını Oku

18 Ocak 2018 Perşembe

Bu mesajı alan iPhone'lar çöküyor!
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


iPhone'larda "chaiOS" isimli bir güvenlik hatası keşfedildi. Güvenlik uzmanları, bu hatanın iMessage üzerinden spesifik bir mesaj gönderildiğinde iPhone'un donmasına ya da çökmesine sebep olduğunu saptadı.
Emniyet hatasını keşfeden yazılım geliştirici Abraham Masri, bulgularını Github'da paylaştı. Kimileri yazılımcıyı böylesi kritik bir açığı halka açık şekilde paylaştığı için eleştirirken, Masri ise Apple'ı "chaiOS" hakkında fazla önceden uyardığını fakat dikaktlerini çekmek için böyle bir adım atması gerektiğini söyledi.
Masri'nin emniyet hatasını tetikleyen internet bağlantısını açıkladığı paylaşımı silindi ama bağlantının birçokları kadar kopyalandığından şüpheleniyor.
Apple'ın iPhone'larda önyüklü gelen iMesseage uygulaması, bir internet bağlantısı gönderildiğinde bunlar daha açılmadan bir ön izlemesini oluşturuyor. Bu ön izleme laf konusu zararlı temas için yapıldığında, kullanıcı bağlantıya tıklamasa bile uygulamanın donmasına veya çökmesine sebep oluyor.
iMessage çöktükten sonradan onu yeniden geri getirmenin dinç bir yolu değil. Kullanıcıların şu an için kendi başlarına bulabildikleri tek çözüm, iPhone'ları fabrika ayarlarıan çevirmek.
Güvenlik hatası yalnızca iOS 10 ve üzeri işletim sistemleriyle çalışan iPhone'ları etkiliyor.
Devamını Oku

Makineler, Doktor Rolünü Oynamaya Hazırlanıyor
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0

Kalp ritmi bozukluklarını (aritmiyi) belirleyen bir algoritma, suni zekanın tıpta nasıl devir yaratabileceğine sinyâl ediyor­; oysa hastalar makinelerine ömür boyu güvenmek durumundalar.
Doktorlar makinelere güvenmeye her zamankinden daha fazla hevesli oldukları sürece algoritmaların uyumlu olarak hayat kurtarması, fazla uzun zaman almayabilir.
Stanford Üniversitesi’nde ünlü bir yapay akıl araştırmacısı olan tezgâhtar profesör Andrew Ng liderliğindeki bir grup tahlilci, bir “machine-learning” modelinin, ELEKTROKARDIYOGRAM sonucu alınan baştan savma yürek çarpıntılarını (aritmileri), bir uzmandan daha iyi tespit edebildiğini gösterdi.
Otomatize edilmiş yaklaşımlar potansiyel olarak ölümcül olabilen yürek çarpıntı düzensizliklerinin teşhisini daha güvenilir ülkü getirerek, rutin tıbbi tedavide kayda değer rol oynayabilmesi sağlanabilir. Ayrıca kaynakların kıt olduğu alanlarda, nitelikli bakım yapılabilir hale gelebilir.

Araştırmacılar portatif ELEKTROKARDIYOGRAM cihazlarını çeşitli şekillerde aritmilere sahip hastalardan 30.000 adet 30 saniyelik klips toplamak için kullandı.
Bu alıştırma bununla birlikte, “machine-learning” modelinin tıpta köklü değişiklik yaratması olasılığının en yeni işaretidir. Son yıllarda araştırmacılar cihaz öğrenme tekniklerinin göğüs kanseri, cilt kanseri ve tıbbi görüntülerden gelen göz hastalıkları da dahil olmak üzere bir çok rahatsızlığı tespit etmek için kullanılabileceğini göstermiştir.
Ng, e-posta yoluyla, “İnsanların derin öğrenmenin tanı yatırma konusunda seçkin doktorlardan daha yüksek bir doğruluğa sahip olmasını ne kadar hızlı kabul ettikleri konusunda iddialıyım.” biçiminde görüntü belirtti.  Görüntülemenin ötesine geçen araştırmacıların EKG gibi öteki bilgi biçimlerine yönelmesini teşvik etmenin yiğitlik verici olduğunu da ekliyor.
Yakın zamana kadar,  Ng,  Çinli teknoloji devi Baidu’nun baş bilim insanıydı ve burada ayrı iş problemleri için derin öğrenme yaklaşımlarını uygulamayı amaçlayan bir enstitü kurulmasına takviye ediyordu.
Stanford ekibi, EKG verilerinde öbür aritmileri tanımlamak için bir derin öğrenme algoritmasını “eğitti”. Bazı düzensizliklerde, sinyal algılanması güç olabilir ama bu durumlar, ani kalp krizi gibi ciddi sağlık durumu sorunlarına niçin olabilir. bu nedenle hastalardan sıklıkla birkaç hafta baştan başa bir ELEKTROKARDIYOGRAM sensörü (Ritim holter) takmaları istenir. O süre bile, bir doktorun sıradan düzensizlikleri ve tedaviyi gerektirenlerini ayırt etmesi şiddet olabilir.

Stanford araştırmacıları, ELEKTROKARDIYOGRAM verilerinden gelen bambaşka derme çatma kalp atışlarını ifade etmek için bir derin öğrenme algoritmasını eğitti.
Araştırmacılar, taşınabilir ELEKTROKARDIYOGRAM cihazları üreten bir şirket olan iRythm ile ortaklık kurdu. Öbür aritmi biçimlerindeki hastalarından 30.000 adet 30 saniyelik klips topladılar.
Algoritmaların doğruluğunu vermek için takım, beş farklı kardiyoloğun, tanı konulmamış 300 klipsteki performansıyla karşılaştırdı. Bu sonuçları 3 şahsiyet bilirkişi kardiyoloji ekibi değerlendirdi ve belirlenmiş sonuçlar elde edildi.
Derin öğrenme, büyük miktarda veriyi, geniş bir suni asap ağı içinde beslemeyi ve sorunlu KALP GRAFIĞI sinyallerini kesinkes tanıyana dek parametrelerini optimize etmeyi içerir. Bu yaklaşımın, bakış ve sesteki karışık modellerin belirlenmesinde ustalığı kanıtlanmış ve insanüstü görüntü ve ses tanınma sistemlerinin geliştirilmesine yol açmıştır. Hem “machine learning” uzmanı ayrıca de tıp doktoru olan Microsoft Araştırma Genel Müdürü Eric Horvitz’in de arasında bulunduğu MIT ve Michigan Üniversitesi’nden iki öbür grup, aritmilerinin saptanması için alet öğrenimi tekniklerini uygulamaktalar.
Buna karşın, ileriye dönük olarak bakıldığında, cihaz öğrenimi için fazla sayıda farklı data ile tarama yaparak, hastalık teşhis etme potansiyeli bulunmaktadır. bununla beraber, aşılması gereken kayda değer bir güçlük olarak doktorlar ve hastalar, mantıkları anlaşılamayacak kadar karmaşık olan algoritmalara güvenmek zorundalar. Derin öğrenme, özellikle “machine learning”in açık olmayan bir formudur ve onu daha açıklanabilir kılmanın yollarını bulmak, güven inşa etmek ve tedaviyi daha gelişmiş kılmak için önemlidir.
Yine de, Ng’nin bir devrimin gelmekte olduğuna dair hiç şüphesi değil. “Hala bu algoritmaları sağlık durumu bakım sisteminin rutin akışına sokmak için çalışmalarımız devam ediyor.” diyor. “Bence bundan 10 yıl sonraki sağlık durumu hizmetleri daha fazla yapay zeka kullanacak ve bugünkü durumdan çok ayrı görünecek.”
Kaynak
https://www.technologyreview.com/s/608234/the-machines-are-getting-ready-to-play-doctor/amp/
Kapak Fotoğrafı
https://aiaconnect.files.wordpress.com/2014/03/robotdoctor.jpg
Devamını Oku

Tesla'nın kurucusu Elon Musk yeni araçlarını tanıttı
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0

Elektrikli motor teknolojisine yaptığı yatırımlarla tanıdık ABD merkezli Tesla motors otomotiv şirketinin sahibi Elon Musk, şirketin piyasaya sürmeye hazırlandığı iki yeni aracı tanıttı.
Birincil araç, dünyanın ilk elektrikli kamyonuydu.
Tesla Semi adı verilen kamyoni Los Angeles'taki bir havalimanında hangardan çıkarak kamuoyuna tanıtıldı.
Musk, elektrikli kamyon projesinin dünyadaki eski kalıntı yakıt kullanımını eksilmek namına büyük bir adım olduğunu söyledi.
Şarj edildikten sonradan 800 kilometre yol alabilen Tesla Semi, en büyük taşıma kamyonlarının taşıyabildğiği tartı kapasitesini kaldırabilecek şekilde imal edildi.

Dizel motorlu kamyonlar, tek bir depoyla 1600 kilometre yol kat edebiliyor. Ancak Elon Musk, depo dolum maliyeti gözetildiğinde Tesla Semi'nin dizel kamyonlardan dingil başına yüzde 20 daha düşük maliyette olduğunu söylüyor.
Tesla Semi'nin elektrik bataryası, şasinin içine monte edilmiş. Kamyonun dört arka tekerleği için ayrı olarak dört elektrik motoru bulunuyor.

Kamyonun şoför koltuğu da daha iyi görüş açısı için ortaya yerleştirilmiş. Direksiyonun sağında ve solunda birer adet dokunmatik ekran bulunuyor.

Dünyanın en süratli seri imal otomobili

Lansmanı yapılan bir diğer vasıta ise Tesla'nın spor otomobili oldu.

Musk, Tesla Roadster 2.0 adlı aracın sıfırdan saatte 100 kilometre hıza 1,9 saniyede ulaştığını söyledi ve çabuk üretimi yapılan bugüne kadarki en hızlı araç olacağını da vurguladı.
Yeni aracın bir kez şarj edildikten daha sonra 1000 kilometre yol kat edebileceğini söyleyen Elon Musk, "Bu araç benzinli arabaların sırtını yere getirecek" diye konuştu.

Kaynak
http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-42021160
Devamını Oku

27 Kasım 2017 Pazartesi

Güvenilir Marka Uğur Soğutma
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Bir markanın güvenilir olduğunu nasıl anlarsınız? Elbette bağımsız ve saygın test kuruluşlarının raporlarını takip ederek. Reklamlar ve promosyonlara aldanmayın, bir markanın ne kadar güvenilir olduğu ve müşteri memnuniyetini ne denli önemsediği, ancak sahip olduğu sertifikalar sayesinde anlaşılabiliyor. Bu bakımdan, Almanya merkezli GC Mark, Avrupa’nın en saygın denetleme ve sertifikalandırma firmalarından biri sayılıyor. Firmaların hammadde işlemesinden üretimine, paketlemesinden satışa sunulmasına dek pek çok farklı unsurunu uluslararası standartlara göre denetleyip değerlendiren bağımsız bir kuruluş olan GC Mark, dünyanın en saygın ve prestijli sertifikalarını veriyor. GC Mark sertifikasına sahip olan bir şirketin ISO 9001, IS0 10001, 2, 3, 4 standartlarına uygun üretim ve kalite kontrolü yaptığına, sürekli olarak gelişime açık bir üretim ve yönetim yapısına sahip olduğuna emin olabilirsiniz.

Dünyada sayılı şirketin sahip olduğu GC Mark Verified Customer Satisfaction (Kanıtlanmış Müşteri Memnuniyeti) sertifikasına sahip olan tek Türk şirketi, hâlihazırda sektörde 60 yılı aşkın bir deneyime sahip olan Uğur Soğutma. Müşteri memnuniyetine verdiği önemi Avrupa’nın en büyük bağımsız denetim kuruluşlarından biri olan GC Mark Verified Curstomer Satisfaction denetimini başarıyla tamamlayarak elde ettiği sertifikayla global düzeyde ispat eden Uğur Soğutma, böylelikle ürünlerinin kalitesi kadar tüketici deneyimine verdiği önemi de bir kez daha göstermiş oluyor. İki yıl boyunca Türkiye’de aynı sektördeki başka hiçbir markanın alamayacağı bu sertifika, Uğur Soğutma’nın müşterilerine vermiş olduğu değer ve önemi mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Uğur Soğutma, ürünlerinde GC Mark sertifikası amblemini kullanma hakkını da elde etmiş oluyor.

Diğer bir deyişle, Uğur Soğutma ürünlerinin kalitesi, global düzeyde bir kez daha tasdik edilmiş oluyor. Uğur Soğutma’nın çevrimiçi mağazasından ve bayilerinden satın aldığınız ürünlerden memnun kalacağınıza emin olabilirsiniz: Hem Uğur Soğutma, hem de GC Mark bunu garanti ediyor!
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Devamını Oku

12 Kasım 2017 Pazar

Nano teknoloji nedir?
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Nano Teknoloji Nedir?

Moda dünyası, milenyum çağına ayak uydurmaya başladığından beri teknoloji ve endüstriyel mühendisliği bir araya getiriyor. Daha önceleri ütü gerektirmeyen, kırışmayan gömlekler üreterek, teknoloji ve modanın birleşmesinde güzel bir başlangıç yapmışlardı.  Şimdi kaldıkları yerden “nano teknoloji” ile devam ediyorlar.
.
Nano teknoloji; en küçük akıllı atomlar anlamına geliyor.  Daha önceleri ilaç, elektronik sektöründe kullanılmakta olan nano teknoloji çoktan giyim sektörüne de el atmış durumda. Nano teknolojik ürünler leke tutmuyor, beyazlarınızda su lekesi bırakmıyor, ütü istemiyor. Nano teknolojik ürünlerde renkler de rahatlıkla kullanılabiliyor.
Henüz çok fazla piyasada yer almamasına rağmen ilerleyen günlerde hep beraber alışveriş merkezlerinde, butiklerde  nano teknolojik ürünleri  satın almaya ve giymeye başlayacağız gibi görünüyor. Üstelik nano teknoloji ile üretilen ürünlerin ne kadar rahat ve kullanışlı olduklarını fark ettiğinizde; gardıroplarınızda kalıcı değişikliklere kadar gidebilecek bir sürece doğru adım attığımızı görüyoruz.
Nano teknolojinin yanında bir başka moda devrimini de, ışıklandırılmış kıyafetler oluşturuyor. Bu kıyafetler bildiğimiz şekilde üretiliyorlar ve daha sonradan ışık giydirilerek tasarımları yapılıyor. Önceleri flaşör renkleri dediğimiz fuşya, parlak yeşiller gibi renkleri üzerinizde iyiden iyiye bildiğimiz ışıl ışıl bir hal aldığını düşünebiliriz. Hatta benzetmek gerekirse, geceleri kullanılan plastik, kırılabilir ışıklara görünüm olarak benziyorlar diyebiliriz. Hem gece ışıl ışıl her tür kıyafetinizde ışıklandırma kullanabileceksiniz hem de baya bir fark edileceksiniz.

Bir başka yenilik ise “Blessus”.  Blessus  ise, daha önceleri tek bir hırkayı birkaç çeşitte giyebilmemizi sağlayan tasarımları andırıyor.  Blessus teknolojisi sayesinde aldığınız bir eteği ister pileli ister düz, ister fermuarlı, ister çıt çıtlı hale kolayca getirebiliyorsunuz. Özellikle çalışan kadınlar için düşünüldüğünde klasik kıyafetler için siyah kısa elbiselerimiz gibi kurtarıcılarımızdan sonra bir de bu giysilerden birer parça edinmemiz gerekiyor.  Düşünsenize sabahları kalktığınızda tek bir eteği bir hafta boyunca bir sürü şekilde giyebileceksiniz, bence harika.  Kadınların iş hayatındaki yeri çoğaldıkça herşey kadınların kullanım ve ihtiyaçlarına göre düzenlemeye ve daha fonksiyonel hale getirilmeye tabiî ki devam edecek.  Sektörün moda devleri de kadınlar için daha nicelikli ürünler üretme çabalarına devam edecekler. 
Devamını Oku

10 Kasım 2017 Cuma

13 Bin Kilometrekarelik alan Sessiz Bölge ilan edildi
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0



Wi-Fi Olmayan Bir Yerde Yaşamak

Bir yer düşünün ki kablosuz interneti yok, diğer modern teknoloji aletleri kullanılmıyor hatta cep telefonu kullanımı bile yasak. İşte Amerika’nın Virginia eyalatinde bulunan Green Bank kasabasında yaşananlar bunlar. Hem de bir teleskop yüzünden!

Washington D.C’den 4 saatlik karayolu ile ulaşabileceğiniz Green Bank, adı gibi yeşil bir kasaba. Green Bank’da resmi olarak şu an sadece 143 kişi yaşıyor. Kendi yerlilerinin dışında kablosuz modern teknolojilerin insan sağlığını olumsuz yönde etkilediğine inanan bazı kişiler de bu kasabayı bir kaçış yeri olarak görüyor. Kasabanın bu durumda olmasının nedeni ise 148 metre uzunluğunda olan Robert C. Byrd Teleskobu.

Robert C. Byrd dünyanın her yöne yönlendirilebilen en büyük radyo teleskobu. Green Bank kasabasında bunlardan dokuz adet var ve en büyük olanı bu. Tüm teleskopların sahibi Amerikan devleti ve hepsi Ulusal Radyo Astronomi Gözlemevi tarafından kontrol ediliyor.

Radyo teleskopları uzayı izlemek yerine dinlemenize yarıyor. Çünkü bir gezegenden veya farklı bir gökcisminden gelen elektromanyetik radyasyon izleri gözle görünür olandan daha farklı şeylerin gün yüzüne çıkmasına neden olabiliyor. Hatta bilim insanlarının ışığın ulaşamadığı uzak bölgeleri keşfetmesini sağlıyor. Son yıllarda bu teleskoplar Satürn’in uydularını ve Merkür’ün erimiş çekirdeğini izlemek için de kullanıldı.

Robert C. Byrd teleskobunu kullanmak için dünyanın her yerinden astronomlar geliyor. Bu teleskop o kadar hassas ki yere düşen her bir kar tanesinin bile enerji karşılığını bulabiliyor.

Böylesine hassas bir dinleme aracı neden teknolojiden tamamen yoksun bir bölgeye ihtiyaç duyuyor?

Bunun nedeni baya geçmişe, telefon hatlarının ilk kurulduğu yıllara kadar gidiyor. Bell Labs isimli firma 1932 yılında ABD genelinde telefon sistemleri kurulumu yaparken teknisyenleri yayınlar üzerinde statik bir ses duyuyorlar. Şirket bu sesin kaynağını bulmak için bir elektrik mühendisini işe alıyor ve mühendis kaynağı buluyor: Samanyolu Galaksisi!



İki yıl sonra, federal hükümet ülkenin uzak galaksileri dinlemesi gerektiğine karar veriyor ve bunun için kendi radyo teleskobunu yapıyor. Fakat, soru şu: Bu kadar büyük bir teleskobu nereye koyabilirler? Çünkü basit bir radyo yayını bile uzaydan gelen seslerin değişmesine veya engellenmesine neden olabiliyor. İşte bu yüzden Green Bank kasabasını seçiyorlar.

Green Bank, Allegheny dağları ile çevrili olduğundan dışarıdan gelen seslere karşı doğal bir koruma sağlıyordu. Kasaba sanayi anlamında da çok gelişmiş değildi. Bu da ileride teleskopun artan nüfusdan dolayı eziyet çekmeyeceği anlamına geliyordu. Tüm bunların haricinde Green Bank 38. paralelde bulunuyor. Yani Samanyolu Galaksisinin dünyadan en iyi göründüğü yerlerden biri.

1958 yılında, Federal İletişim Komisyonu 13.000 kilometrekarelik bir alanı sessiz bölge ilan etti. Sessiz bölge ulusal parklardan ve boş alanlardan oluşan büyük bir bölgedir. Tahmin edeceğiniz gibi bu bölgenin içinde Green Bank da var. Bu sessiz bölgede cep telefonları ve kablosuz internet gibi modern iletişim cihazları sıkı bir kanun ile yasaklanmıştır. Kasaba sakinlerinin sadece toprak hatlı telefon ve kablolu internet kullanmasına izin verilmiştir. Kasabada oturanlara göre internet de oldukça yavaşmış.

Bu kampüs Ulusal Bilim Vakfı tarafından fonlanmaktadır. Fakat iki yıl önce Amerika’nın kemer sıkma politikalarının bir sonucu olarak burasının kapatılması için de teklif verilmiş. Ulusal Bilim Vakfı buna daha cevap vermedi fakat kararın bu yıl içinde çıkması bekleniyor. Washington burayı devam ettirme kararı verse bile eğer dış finansman bulamazsa gözlemevi 2017 yılında kapanabilir. Green Bank sakinleri de modern teknoloji ile tanışmış olur.

Kaynak: https://goo.gl/h9k8pG
Devamını Oku

Hafıza Kaybını Tedavi Ettiler
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Üzerinde uzun bir zamandır çalışma yaptıkları deney gerçek oldu. Bilim adamları tarafından farelerin "kaybolan" hafızası geri getirildi! "Kaybolan" hafızayı geri getiren bilim adamları dünyada geniş yankı uyandırmayı başardı!

Amerikan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ve Japon Riken Beyin Bilimi Enstitüsü'nden ortaklaşa yapılan deneyde, bilim adamları bir protein yardımıyla farelerin beyin hücrelerini mavi ışığa duyarlı hale getirdiği görüldü.

Bilim adamları, farelerde gözlemlenen mavi ışık titreşimleriyle hafıza oluşurken etkin hale gelen sinir hücrelerini harekete geçirmeyi sağladı. Bunun için bilim adamları önce bazı farelere bellek oluşumunu engellemek için anisomisin adlı bir bileşik verdi. Daha sonra farelere donma hissi yaratan elektrik şoku verildi ve hayvanlar başka bir bölüme alındı.

Anisomisin alan, dolayısıyla hafıza kaybına uğrayan fareler elektrik şokunun verildiği bölüme geri getirildiğinde donma hissi duymazken diğer farelerin korkuya kapıldığı gözlendi. Bunun yanında, farelerin mavi ışıkla beyin hücreleri harekete geçirildiğinde ise hafıza kaybına uğrayan farelerin de insanlar gibi korktuğu ve donma hissi duyduğu belirlendi.

 İnsanlarda hafıza kaybının kafa travması, stres ya da Alzheimer gibi hastalıklardan kaynaklandığı ve anıların depolanamadığı varsayılan çalışmaları hatırlatan bilim adamlarından Susumu Tonegawa, bu araştırmanın geçmiş anıların silinmediğini gösterdiğini vurguladı.
Hafıza kaybının biyolojik mekanizması ve tedavisine ışık tutan araştırmanın sonuçları Amerikan "Science" dergisinde de yayımlandı!
Devamını Oku

5 Kasım 2017 Pazar

İnternet 2023 yılında çökecek!
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0



İngiliz bilim insanları, internetin 2023’te ‘çökebileceğine’ dair uyarıda bulundu. Bu uyarının arkasında ise veri iletimini sağlayan mevcut altyapının yetersiz kalabileceği var.
Techinside'ın haberine göre uyarıyı yapan isim Birmingham Üniversitesi’nden Prof. Andrew Ellis, önümüzdeki sekiz yıl içinde bu kritik noktaya ulaşılabileceğini belirtiyor. Yaptıkları laboratuvar testlerinin, iletişimi sağlayan kabloların 2023’te fiziksel sınırlarına ulaşacağını tespit ettiklerini söyleyen Prof. Ellis, şimdiden bunun önüne geçilmesini sağlayacak çözümler geliştirilmesi gerektiğini söylüyor.
Prof. Ellis, kritik tarihin bu kadar yakın olmasında veri miktarındaki artışın yanı sıra internet için gereken enerji miktarının da önemli olduğunu kaydediyor. Halen İngiltere’deki enerji tüketiminin yüzde 16’sının internet için harcandığını söyleyen Ellis, bu miktarın her dört yılda bir iki katına çıktığının altını çiziyor.
Devamını Oku

1 Kasım 2017 Çarşamba

Parmak İziniz Çalınıyor
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0

Hacker’lar parmak izinizi çalabiliyor

Chaos Computer Club isimli bilişim zirvesinde ortaya atılan iddiaya göre, hacker'lar parmak izlerini de kolaylıkla çalabiliyor.

Almanya’nın Hamburg kentinde her sene düzenlenen Chaos Computer Club isimli bilişim zirvesinde bilgisayar korsanlarının parmak izini de çalabilecek teknolojiye sahip olduğu belirtildi.
Chaos Computer Club’da konuşan 'Starbug’ adıyla bilinen Alman hacker Jan Krissler, birkaç yüksek çözünürlüklü fotoğrafın kişilerin parmak izinin çalınması için yeterli materyali sağladığını açıkladı.
Sıradan bir kamera kullanılarak şahısların parmak izinin biyometrik tanımlamasının yapılabileceğini öne süren Jan Krissler, bu durumun bir süredir bilindiğini ve bu yüzden çoğu politikacının kamuya açık alanlarda eldiven ile dolaştığını kaydetti.

Devamını Oku

31 Ekim 2017 Salı

Çocuklarda televizyon bağımlılığı
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0

Çocuklar da Televizyon Bağımlılığı
Teknolojinin getirdikleri ile birlikte hayatlarımız da mutlak olarak köklü değişiklikler olmuştur. Bu değişiklikler artık geri dönülmez değişikliklerdir. Mesela artık kimse cep telefonundan, internetinden vazgeçemez duruma gelmiştir. Hal böyle olunca da çocuklarımız artık teknolojiden olabildiğince uzak tutmak gerektiğini anlamaktayız. Gün içerisinde milyonlarca radyasyon ışınına farkında olmadan maruz kalmaktayız. En azından artık bilinçlenerek çocuklarımızı bu etkilerden uzak tutmamız gerekir. Günümüzün teknolojik gelişmeleri yüzünden insanlar oldukça hantallaşmış, kitaplardan ve sosyal hayattan oldukça uzak  kalmışlardır. Çocuklar da aynı doğrultu da ilerlemektedir. Güncel bir problem artık çocuklar da televizyon bağımlılığı sorunudur. Bu sorun kısa dönemde küçük bir problem olarak görünse de uzun dönemde oldukça büyük bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Televizyon çocukları günlük yaşamdan, eski tarz oyunlardan uzak tutarak  antisosyal ve ilerde psikolojik sorunları olan çocuklar olmasının sebebidir. Bu durum da özellikle annelere çok görev düşmektedir. Kimi zaman rahat edebilmek için çocuklarını televizyona tutsak ederler, kim zaman yemek yedirebilmek amacıyla bunu yaparlar. Fakat bunlar tamamen yanlış yöntemlerdir. Kesinlikle televizyon bağımlılığı yapacak hareketlerden kaçınmalısınız.

Çocuklar Televizyon Bağımlılığından Nasıl Kurtulabilir?



1.   Çocuklar da televizyon bağımlılığıgenellikle ebeveynlerin suçudur. Ebeveynler kendi işleri için çoğu zaman  çocukları saçma sapan programlar izlemesine karşı çıkmazlar. Sonuç kesinlikle televizyon bağımlılığıdır. Bu nedenle çocuğunuzla ilgilenmek yerine asla onu saçma sapan TV programlarının eline atmamak gerekir. Çocuklarınızla konuşmayı deneyerek bazı problemleri daha rahat çözebilirsiniz.
2.   Çocuklar televizyona çok meyilli ise ve asla yemeği televizyon olmadan yiyemiyorsa bu da sizin çocuğunuza kazandırdığınız kötü bir alışkanlıktır. Artık kural koyduğunuzu ve evde hiç kimsenin televizyon karşısında yemek yemeyeceğini büyük bir kararlılıkla anlatarak işe başlayabilirsiniz. Böyle durumlar da geri adım atmanız çocuğunuz karşısında otoritenizi sarsacaktır. Kısa süre sonra çocuğunuz televizyon karşısında yemek yemeği bırakacaktır.

3.   Çocuklar da televizyon bağımlılığı durumundan kurtulmak için en önemli şey çocuğunuza kitap okuma alışkanlığı kazandırabilmenizdir. Çocuğunuz kitapları sevmeyi başlarsa televizyondan uzak duracaktır. Bu alışkanlığı kazandırabilmek için ilk olarak kitap başına ödül koyabilirsiniz. Zamanla çocuğunuz kitap okumaya bayılacaktır.
Devamını Oku

28 Eylül 2017 Perşembe

3.Dünya Savaşı Yapay Zeka Yüzünden mi Çıkacak!
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Elon Musk, yapay zekanın Üçüncü Dünya Savaşını başlatabileceğini ve hatta bu durumun Kuzey Kore'nin nükleer bombalarından daha tehlikeli olabileceğini vurguladı.
Dünyanın ilk özel uzay şirketi olan SpaceX, elektrikli araçların önde gelen markalarından biri olan Tesla Motors gibi dev Teknoloji şirketlerin sahibi olan deha iş adamı Elon Musk, yapay zekanın Kuzey Kore'den daha büyük bir tehdit olduğunu dile getirdi.
Yapay Zeka konusunda uluslararası yarışa dikkat çeken Elon Musk, bunun Üçüncü Dünya Savaşını bile başlatabileceğini, hatta Kuzey Kore'nin yapabileceklerinin tamamen etkisiz olabileceğini resmen vurguladı.

Yapay zeka alanında üstün ülkeler 3. dünya savaşına yol açacak!

Elon Musk'ın kişisel Twitter hesabında yaptığı paylaşıma göre; "Çin, Rusya gibi bilgisayar biliminde gelişmiş tüm ülkeler, yapay zeka alanındaki üstünlük yarışı bence Üçüncü Dünya Savaşına yol açacak" dedi.
Elon Musk, bu mesajı Twitter'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in açıklamalarıyla ilgili bir haberi paylaşarak yazdı.
Haberde Putin'in "Yapay Zeka sadece Rusya için değil, bütün insanlığın geleceği... Dev imkanlar getirdiği gibi öngörmesi zor tehditler de yaratıyor. Bu alanda liderliği alan, dünyayı da yönetecektir" açıklamalarına yer veriliyordu.
Musk, bu olayın Kuzey Kore'nin nükleer bombalarından daha tehlikeli olduğunu ve hatta bu duruma Kuzey Kore'nin yapabileceklerinden daha fazla endişelendirdiğini ifade etti.

Devamını Oku

20 Eylül 2017 Çarşamba

Fransız enerji şirketi Hindistan'da
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Fransız enerji şirketi ENGIE, dünyanın en hızlı artan ekonomilerinden biri olan Hindistan'da bir rüzgar enerjisi programı geliştirmeye yardımcı olmak için bir yatırım grubu ile bir araya geldiğini söyledi.
Şirket, Abraaj yatırım grubu, Hint enerji sektöründe 1 gigawattlık rüzgar enerjisi geliştirmeye başladı.
Hindistan'da enerji talebi bir yükselme gösteriyor ve ENGIE, sürdürülebilir kalkınma planlarıyla ülkeyi cesaretlendirmek için yeşil enerji kaynaklarına yatırım yapıyor "dedi." ENGIE'nin alan müdürü Sébastien Arbola, "dedi.  Fransız şirketi, Hindistan'daki enerji tüketiminin 2020 yılına kadar yüzde 9 oranında artacağını tahmin ediyor. Talebi yerine getirmek için hükümet, düşük karbonlu bir ekonomi için gösterişli hedefler belirledi.
Hindistan 4 numaralı Yeni güneş enerjisi ve kümülatif rüzgar enerjisi kapasitesi açısından dünyada.Paris iklim anlaşmasına taraf olarak, ülke yenilenebilir po'sunu üç katına çıkarabilir
"Hintli yenilenebilir enerji sektörü son zamanlarda enerjik bir artma gösterdi ve ülkenin her yerinde  talebinin artmaya devam edeceğini,  Hint Petrol Bakanı Dharmendra Pradhan, Temmuz ortasında yaptığı açıklamada, şeyl rezervleri ve kömür yatak (metan dahil) elde etmek üzere yerli petrol ve gaz gelişmelerinin,
Moody's Investors Service, üç ayda bir yayımlanan bir raporda, ekonomi genişledikçe Hindistan'daki yenilenebilir enerji pazarında büyümenin devam edeceğini söyledi.
Ancak derecelendirme kuruluşu, Moody's'in yenilenebilir enerji projeleri, özellikle çelimsiz kredi kalitesi ve gelişmekte olan bir düzenleyici çerçevenin yanı sıra finansman ve yürütme riskleri ile saldırgan önerge verme konularında da zorluklarla karşılaştığını belirtti.
Devamını Oku

18 Eylül 2017 Pazartesi

Teknolojik Distopi - Teknolojiden Korkma Gerekçeleri
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0

Dystopia ve Modern Teknoloji 

Dystopia, yaşamak için cehenneme dönen bir toplumun veya topluluğun adıdır. Ütopya'nın veya cennetin bütün tersidir. Distopya toplumlarında baskıcı ya da negatif bir zor veya durum, insanların yaşamlarını ve deneyimlerini etkileyen egemen bir faktör haline geldi. Distopya kavramı genellikle bilim kurgu türünde (George Orwell'in) olduğu gibi daha felsefi türde de kullanılmaktadır meşhur kitap 1984, veya Aldous Huxley'nin Brave New World. Bu kurgusal eserler, hayatımızdaki etkilerini tamamiyle keşfetmek için, dünyada faaliyet belirten hakiki eğilimleri ve gerçek gelecekteki olasılıkları abartarak onları yelpazenin en uç noktasına götürmeye çalışmaktadır. Her ne değin saf bir ütopya, saf bir ütopyanın olması mümkün gibi görünmese de, hayatımızın reel bir parçası haline gelen (veya zaten var olan) gerçek tehlikelerin altını çizmek ve afet olaylarının tehlikesine ışık yetişmek için hizmet edebilirler .
Bilimkurgu yazarları aralarında distopyacı görüşün bir araç olarak kullanılması, bilim kurgu yazarları arasında popüler olmasına karşın, felsefeciler, fütüristler ve siyaset analistleri veya yorumcular göre da yaygın olarak kullanılmaktadır.
Distopya ait hayallerin her biri öbür olsa da ve bu aracın kullanımı ile geniş bir bakış açısı yelpazesi ifade edilmiş olsa da, geleceğin distopyacı vizyonlarının çoğunda bulunabilecek birkaç ortak tema vardır.
Bunun bundan daha yaygın olması, bir cins fazla derecede baskıcı ve nahoş hükümet fikriydi.
Lakin olur ya de en yaygın tema teknoloji. Bunun sebebinin bir kısmı, teknolojinin diğer iki yaygın senaryonun sorumluluğunu üstlenmesinin kolay olduğunu hayal etmek kolaydır. Bunun bir diğer nedeni, teknolojinin hayatımızda fazla dramatik bir etkiye sahip olması ve bu teknolojik ilerlemenin toplumu nereye götüreceği demin kesin yok. Bu, teknolojik distopilerin teknolojik ilerlemenin etkilerini keşfetmenin ve kendisinin sunduğu reel tehlikelerden uzaktan tutmamıza tezgâhtar olması için yardımcı bir yol olduğu anlamına geliyor. Bir teknolojik distopya ilişkin daha olası ve garip senaryolara bakan bu makaleyi sunduğum ruh budur.

Ludditler Doğru Olabilir - Kitlesel İşsizlik ve Yokluk 

19. yüzyılda bir grup dokuma çalışanı, işlerini makinelere kaybettiklerini tespit etti. Endüstriyel devrimin yeni teknolojileri, örneğin, elektrikli tezgahlar ve eğirme çerçeveleri, aynı işin fazla daha az sayıda işçi göre yapılabileceği ve toplu işten çıkarmalara niçin olacağı anlamına geliyordu.
1779'da işini kaybederek öfke içinde birkaç çorap çökerten Ned Ludd adlı bir adamdan sonradan Luddite'ler olarak bilinirlerdi ve antikaları fabrikalara girip makinaları imha etmek için ün kazandı.
Luddites, teknolojinin çalışan nüfusa büyük bir tehlike oluşturduğuna inanıyordu. Makinelerin insanların işlerini sürdürmeye devam edeceğini ve kitlesel işsizliğe niçin olacağını düşünüyorlardı.
Luddilerin neden yanıltmadığının başlıca nedeni, daha ucuz ürünler için yapılan teknolojik iyileştirmelerin tüketicileri daha fazla para ile terk etmesinden nedeniyle, hatalı oldukları anda çıktığını gösterdi. cebiniz diğer ürünlerini almaya başladı - işlerin diğer yerlerde yaratıldığı ve işçiler için daima oldukça çok istek olduğu anlamına geliyor. Tarım, mesela tarımda çalışanların sayısının azalmasıyla mekanize edildiğinde daha ucuz gıda insanlara diğer tüketici mahsul ve hizmetlerini almalarını sağladı, böylece öteki endüstriler bu boşluğu doldurdular ve daha artı insanı işe aldılar. Natürel ama bir takım işlerin makinelerin kendilerinin tasarımı, imalatı ve bakımında da yaratılmış olduğu doğrudur.
Ama bu devam etmeyebilir.
Bu, teknolojik otomasyon için işler kaybolduğunda, insanların yapabilecekleri yeni şeyler bulmak daha zordur - ve oluşturulan yeni işlerin aracıyı atlayıp makinelere doğrudan doğruya geçeceği anlamına gelir. Bilgisayar teknolojisi, makinelerin öteki makinelerin tasarımında, işletiminde ve bakımında öncü rol oynayabileceği bir noktaya gelmeye başlamıştır.
Gelişen bir grup ekonomist, bunun büyük boyutlara işsizlik. Yakın gelecek, çok çeşitli endüstrilerde yaygın istihdam yaratabilir ve yeni işlerin nereden gelebileceğine dair fazla eksik muhabere vardır. Sürücüsüz araba, kitlesel olarak evlat olmak için adeta hazırlanmış olan ve halihazırda taşımacılık sektöründe çalışan bir iş olmadan dünyanın dört bir yanında milyonlarca insanı gizli bırakabilecek mükemmel bir teknoloji örneğidir. Taksi şöförleri, kamyon sürücüleri, otobüs şoförleri, şoförler ve olasılıkla forklift kamyon sürücüleri ve bir takım endüstriyel alet operatörleri kendilerini az kalsın geceleyin işbölümünde bulabilirler.
Önemli akademik tahminler zaten işsizlik oranlarını öngörüyor Yakın gelecekte gelişmiş ülkelerde% 50-70 aralarında değişen oranlarda insanların büyük bir kısmı bir robot ya da yazılım programının işlerini onlardan daha iyi yapabileceğini ve yarı fiyatına çalıştığını tespit etti. İnsanlara Uygulanması Gereken

Yeni Üstün Yarış 

Potansiyel olarak sıradan insanlara üstün yeni bir "sanatkâr halk müziği" ın ortaya çıkmasına ve dünyaya başat olan ve onların iradesini geri kalanımıza empoze edebilecek farklı alanlara yönlendirilmiş teknolojik eğilimler var. Bunun gerçekleşmesi için en bariz yol genetik mühendisliği ve 'tasarımcı bebekler' yaratılmasıdır.
Bu, 1997'deki distopi filmi "Gattaca" da iyi anlatılmış olan program metni. Bilim, bu vizyonu gerçeğe dönüştürmek için bize daha da yakınlaştı.
Tasarımcı bebekler yaratmak için bilim adamlarının aracısız olarak müdahalesi olmaksızın, genetik hakkındaki gitgide artarak büyüyen data, öjeniliğe alaka duyan herkesin potansiyelini genişletiyor. kalıtımsal profili esas alınarak bir çocuk yetiştirme ortağı seçin. Gelecekteki tanışma siteleri, kişilik testleriyle olduğu dek genetik profillere kadar insanlarla da eşleşebilir.
Diğer olasılıklar da vardır. Sağlıkta eşitsizlik - zenginler ve yoksullar arasındaki mortalite oranındaki fark - zaten akıllıca bir gerçekliktir. Tıbbi teknolojideki gelişmeler, para sahibi şahısların yaşam biçim ve besin aracılığıyla sağlığına daha iyi bakmalarını, genetik tarama gibi testlere dayalı önleyici tedbirler almalarını ve hastalıkları ortaya çıktıklarında iyileştirmek için ileri tıbbi müdahalelere erişmelerini sağlıyor. bununla birlikte, tüm bu şeyler maliyetlidir. Bu, herkesin erişemeyeceği anlamına geliyor. Yukarda anlatıldığı gibi otomasyon yoluyla muhtemelen daha da artan ekonomik eşitsizlik artan fiyatı yüksek tıbbi teknolojilerin geliştirilmesiyle birlikte, uzun süredir aralıksız ve sağlıklı seçkinler ve basmakalıp insanlık kitlesi aralarında daha keskin bir kırılmaya yol açabilir.

Verimlilik ve Mükemmele İlişkin İşaretler

Bilgi Güçtür - Çoğalan Data

'Data güçtür' diyorlar ve kabul etmeye eğilimlüyüm. Geçmişte, data insanları bağımsızlık bırakma gücü olan bir şeydi. Öğrenme kabiliyetine sahip olanlara özgürce öğretildiği üniversitelerin elinde yoğunlaşmıştır (ve tabii ki harç ücretini ödeyecektir). Oysa bugün büyük bilgi çağında yaşıyoruz.
Günümüzdeki çağa ara sıra 'bilgi çağı' deniyor. İnternet, veri ve bilgiyi şimdiye kadarken erişilebilir ülkü getirdi ve birçok yorumcu bayağı insanları nasıl güçlendireceğini yazdı. bununla birlikte, hükümet ve büyük işletmeler en yetkili olanıdır - ve bizim pahamızdır.
Büyük veri günün en iyi sözüdür. Bu büyük miktarda verilerin analizi ve harika derecede güçlü. bununla beraber, bu zorlama toplamak ve tahlil etmek için manâlı kaynaklara ihtiyaç duyduğu için bayağı insanların elinde değildir. Büyük veriler, bu kaynakları olanların bizi analiz etmesini ve davranışlarımızı korkunç derecede öngörmesini sağlar. Polisin suçların nerede oluşacağını ve reklamverenlerin bizden önce ne istediğimizi öğrenmesini sağlar.
Doğal olarak oluşan genlerin şirketlerin patenti alabileceği ve sahip olduğu bir dünyada yaşıyoruz artan bir şekilde kitaplarla yayınlanmadan ziyade özel veritabanlarında tutuluyor - yöneten sınıfın bizim hakkımızda bilgiye erişimi ayrıcalıklı olduğu ve dolayısıyla bizlerin üstünde olduğu kadar genellikle doğa ve dünyayla ilgili ayrıcalıklı olduğu iki katmanlı bir dünyaya götürüyor. p >

Hükümetler Görevlerini Fiilen İyi Yaparlarsa...

Disiplinli toplumlar genelde bir ütopya yaratmaya çalışmaktadırlar.
Ayrıca kurgusal eserlerde karşılıklı bir temadır. Dediklerine kadar, cehenneme dışarı giden yol iyi niyetlerle döşenmiştir.
Bugünün dünyasında hükümetlerimizden çok şey bekliyoruz gibi görünüyor. Yeni canice kanunlarının sayısını sürekli arttırdığımız, ekonomik başarıyı artırmalarını, eşitsizliği azaltmalarını, mahremelerimizi daha yaşanabilir mekanlar haline getirmelerini, geniş bir hizmet yelpazesi sunmalarını, terörizmi önlemelerini beklediğimizden, aynı zamanda suçları ortadan kaldırmalarını bekliyoruz , halk ahlakını çoğaltmak, sigara, madde bağımlılığı, despotluk vb. gibi zararlı olarak gördüğümüz davranışları azaltmak. Yakın gelecekte teknoloji, hükümetlerimize koyduğumuz bu önceden imkansız taleplerin çoğunu iyice olası kılacağı için önemli bir risk oluşturuyor. Ben bunun bir ütopik rüyadan ziyade bir tehlike olduğunu söylüyorum, çünkü bu şeylerin birçok hükümetin bize verecek gücü dahil değil - insanların kendilerinin davranışlarına bağlı. Bu, hükümetin bizden istek ettiğimiz şeyleri bize vermesinin tek yolu, hükümetin hayatlarımız üzerindeki kontrolünü büyük ölçüde arttırması ve böylece yaşam tercihlerimizi yaratan bizden fazla olması anlamına geliyor.
Hükümetlerimizden çoktan gözlem aşağı kalıyoruz; dünya, George Orwell'in kurgusal 1984 romanına Orwell'in yazdığı vakit yaşadığı reel dünyadan daha çok benzemeye başlamıştı.
Burada mutlaka MK-Ultra us kontrollü suikastçı türü hakkında konuşmak zorunda değilim - daha fazla reklam ve sosyal mühendislikte görülen teftiş türü gibi, sadece fazla daha etkili.

Son sınır Mekanizasyon

Bilgi, aynı zamanda işletmelerin liderlerine işgücünü daha da bereketli ayla getirme yetkisi veriyor. Patronlarımız, mesai saatlerimiz boyunca (ve dışarıda) yaptığımız ile ilgili daha fazla bilgi toplamakta ve verimliliği ve verimliliği artırmak için bu bilgilerin nasıl kullanılacağının anlaşılmasıyla birlikte insanlık kendiliğinden mekanize ülkü gelmektedir '. Büyük kardeşler patronları meslek hayatımızın her alanını denetlemek için daha büyük istekte bulunurken, özel hayatımızın ayrıntıları insan kaynakları departmanları kadar işe alma, ateşleme, tanıtım vb. Için gitgide artarak daha fazla kullanılmaktadır.
Yalnızca biri örnek: İşçiler, yaptıkları her şeyi izlemek için zırh giymeye zorlandılar.
Bu distopik vizyonda insan özgürlüğü ve yaratıcılığı aşamalı olarak ezildi çünkü alıştırma hayatlarımız her birim için belirli bir 'devamlılık' izleyerek giderek azaltılıyor günümüzün "büyük veri" lerinin analizine dayanan idare yazılımı tarafından türetilmiştir.
Sıradan bir insanın güzel bir adam olduğu ortaya çıkarsa, bu iyi ve iyidir - lakin eğer değilse? Büyük bir bölümümüz başlıca insanların üzerinde vahşileştirmek ve onları sevmediğimiz insanlara zarar vermekle ilgiliyse, o vakit 'hepimizi güçlendiriyoruz' böyle harikulade bir şey olmayabilir.
İnternette olduğu gibi aktivistleri ve devrimcileri baskı altındaki rejimler karşı yükselmeye yetkili kıldı ve hem El Kaide gibi terörist ağları propaganda yerine getirmek ve Müslüman gençleri dünyaya radikalleştirmek için yetkilendirdi. Bilgisayar kullanan herkesin bomba yapmayı öğrenmesini, benzer görüşlü gruplarla irtibat kurmasını ve kendisini devlete ve topluma aleyhinde organize etmesini sağlar. Halihazırda batı dünyasının temel düşmanları, teknolojiyle diğer millet devletlerden ziyade dünyanın en güçlü ülkelerini almaya yetkili ülkü gelen gevşek örgütlü gruplar gibi görünüyor. Gelecekte bu akım, silahların kontrolü imkansız ülkü getirmek için tehlike yaratıcı silahların 3D baskısı ve ev yapımı ve yeni biyoloji ile ilgili silahların olasılığını artıran DIY 'açık kaynak' biyoteknolojisi ile devam edebiliyordu.

Işık Ağırlama Programının dayanılmaz Hafifliği

Şayet de robotik işgücünün şayet de insan gücünün yetki alanındaki nüfuzu, sürekli iç savaşa ya da acımasız bütüncül diktatörlüğe insan uygarlığının gelecekteki tek geçerli iki seçeneği olabilmektedir. işsiz bırakmamakta ve makinelere sahip olan uğurlu azınlığın zenginleşmesine ve zenginleşmesine rağmen yoksullaşmaktadır.
İnsanlık, amacın ötesinde, daha saf ve çocuksu ışık halkası kazanç ve hepimizimizi bozan sıkıntıdan tatmin ve keyifsizlik arayışına girer. Artık düşünmemiz gerekmiyor - bu yüzden düşünmeyi bırakıyoruz. Cyborgs'un Ruhları Var mı?
kişisel olarak sanırım 'transhumanizm' - temel insan biyolojisini teknoloji ile yükseltme ve artırma arayışı, ömürleri arttırarak, istihbarat, fiziki yeteneklerimizi ve daha fazlasını kullanarak yaşamlarımızı iyileştirmek için muazzam bir potansiyele sahiptir. Bu yüzden, transhumanizm fikrini dehşete düşüren, Tanrı veya doğa aleyhinde nefret içinde olanlardan değilim.
Ancak herhangi bir teşebbüs etmek için büyük bir potansiyel var da kesinlikle inkar edilemez. 'insan 2.0' fazla, fazla hatalı gitmek için. Ve ben yalnızca hükümet göre üretilmiş cyborg süper askerlerini şaşkına çevirmekten bahsetmiyorum - bu red edilemeyecek bir olanak olsa da.
Bunun gibi düşünün.
Ayrıca, kendim de dahil elde etmek üzere çoğu insanın, orada bir şey yanlış düşünmeyeceği durumdur. Peki ya yeni bir kolunuz, yeni bir kalpiniz, yeni bir yüzünüz, beyin hasarını onaracak veya nörolojik işlevleri genişletip iyileştiren bir implantınız varsa?
Ne zaman insan olmaktan vazgeçersiniz? Daha da önemlisi, evvelden ne yapacağınızı bilmek için herhangi bir yol var mı?

İklim Değişikliği

Geleceğin süper yüksek teknolojisinin bu konuşmasının yanı sıra, 19. yüzyılın teknolojisinin Asır bizi hep öldürebilir.
İklim bilimcilerinin çoğunluğu da dahil elde etmek üzere bir fazla insan, insan yapımı küresel ısınmanın reel olduğunu ve insan hayatını yok edici bir şekilde etkileyebileceğini düşünüyor ve büyük kıyı kentleri, büyük çöller yaratma ve dünyadaki kıymetli su kaynakları konusunda savaşlara yol açtı.
Kıyamet güncesi iklim değişikliği tahminlerini zaten duymuşsunuzdur, bu yüzden yaşayamayacağım. bunun dışında, 19. Yüzyıl fosil yakacak teknolojisinin doğrudan doğruya bir sonucu olacağını söylemek dışarıda burada bunlarla ilgili.
Her iki durumda da, yeni organizmalar yaratmak için kalıtımsal bilim ve teknolojinin kullanımı, insanlığın kendisini değil etmesi için geniş fırsatlar sunar.
Olası bazı senaryolar şunlardır: Onları sağlam ve elastik ülkü getirmek için ekinlere eklenen genler pestisitlerin çevredeki çevreye aktarılması, dünyanın her tarafına yayılmaya aralıksız ve sonrasında her bitkiyi boğan bir "süperotu" yaratacak ve insan müdahalelerine karşısında muaftır. Ilk süperotu yabani hayvanlarda zaten bulunmuştur. Mikropsuz olarak kalıtımsal olarak üretilmiş böcekler Avrupa'da vahşileşmiştir. Bu kimyasal haşere ilacı kullanmaksızın zararlıları kontrol etmenin alternatif bir yolu olarak düşünülür ve tehlikesiz olması gerektiği için, mikropsuz böcekler geni başkalarına nasıl aktarabilir? Sadece GM böcekleri ile ilk elden doğan böcekler, bir sonraki kuşağı üreterek başarısız olacaklar. Peki, eğer birkaç örnek azıcık farklıysa, olur ya de gen hemencecik ifade etmez, bir nesli ya da ikisini atlar. Böcek hayatının kitlesel değil oluşları, bitkilerin tozlaştırılmayacağı, dolayısıyla gezegendeki her şeyin kitlesel yok oluşuna yol açacağı anlamına gelir.
Herhangi bir tehlike burada göz önüne alınacak olan kıyamet senaryolarından daha düşük olmasına rağmen, imkansız değildir.

Öz Klonlanması Nanoteknoloji ve Dünya

Nanoteknoloji hem çok heyecan verici hem de epeyce korkutucu. Temelde 'nano' Sahiden, doğrusu ufak demektir, böylece nanoteknoloji minik mikroskobik makinelerdir.
Bilim adamları yapabiliyorsunuz nanoteknoloji ile sahiden Cinlik başlıyor. Üzerinde çalıştıkları hayret verici şeylerden biri 'kendi kendini kopyalayan' nanobotların geliştirilmesidir. Bu, diğer nano ölçekli makineler yapabilen nano ölçekli makineler demektir. Bu koşul, bu makineler kendilerini kopyalayan anda olsun olasılığını dikkate alınması gereken bir takım açmıştır ve biz kopyalayan onları önlemek olası olmayabilir. Bu dünyadaki bütün mesele nanobotlar saf oluşan tek herif goo dönüştürülür edildiği korkunç bir duruma yol açabilir. Bu insanlar 'gri balçık senaryosu' olarak tanıdık ve bilim kurgu gösterisi Stargate SG-1 'çoğalıcılarla' ardındaki ilham olduğu düşünülmektedir.
Devamını Oku

12 Eylül 2017 Salı

LTE destekli Apple Akıllı Saat Serisi 3 tanıtıldı
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0

Uzunca bir zamandır heyecanla beklenen Apple etkinliği Apple Watch’a dair heyecan verici özelliklerin duyurulmasıyla başladı. Akıllı saat piyasasının büyük oyuncularından olan Apple Watch yoluna Series 3 ile devam ediyor. Apple Watch, watchOS 4 güncellemesi ve yeni teknik özelliklerin yardımıyla bir akıllı saat olmanın ötesine geçiyor.
Apple Watch Series 3 ile birlikte LTE destekli akıllı saat dönemine geçiliyor. Series 3 çift çekirdekli işlemcisiyle önceki modellerden yüzde 70 daha hızlı olacak. Yaklaşık 18 saatlik pil ömrü olan bu akıllı saatin en dikkat çekici özelliği LTE desteği oluyor. Daha önce de pek çok LTE destekli giyilebilir cihazla karşılaştık. Fakat Apple Watch’un iPhone ile birlikte çalışıyor olması onu daha pratik bir hale getiriyor. Bu özelliği kullanabilmek için başka bir numara veya yeni bir SIM kart almak gerekmiyor. Apple Watch, iPhone’da yer alan hattı kullanmaya devam ediyor. Ancak telefonu her an yanımızda tutma zorunluluğunu kaldırıyor. iPhone’unuz olmadan Apple Watch ile arama yapmak ve mesaj atmak mümkün oluyor. Apple Watch Series 3 suya dayanıklı olmasıyla da öne çıkıyor. Bunun yanında 8 GB dahili hafızası sayesinde depolama alanı problem olmaktan çıkıyor. Bunun 2 GB’ı ise müziğe ayrılıyor.

watchOS 4 ise sağlık odaklı yeniliklerle karşımıza çıkıyor. Güncellemeyle birlikte Apple Watch her an kalp atışlarımızı takip edip, ters bir durum olduğunda bizleri uyarıyor. Bu sayede sağlığımızı düzenli olarak kontrol etmek daha kolay bir hal alıyor.
Apple Watch Series 3 farklı fiyat seçeneklerine sahip olacak. LTE destekli Apple Watch’a sahip olmak için 399 doları gözden çıkartmak gerekecek. Standart versiyon ise 329 dolardan alıcı bulacak. Yeni Apple Watch için ön siparişler 15 Eylül’de başlayacak. Cihazlar 22 Eylül’den itibaren sahiplerine kavuşacak.
VİDEO
Devamını Oku

Yeni Nesil Arabalar!
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Ulaşımın farklı noktalara ulaşacağını düşünüyoruz. Teknoloji çağına doğru ilerledikçe insan taşıyan dronelardan sonra uçan arabalar neden olmasın? Yakın gelecekte bunları göreceğimizi düşünüyorum. Teknoloji devlerinin birbiriyle yarışı sonrasında ortaya çıkacak olan uçan arabalar için şimdi de Uber kolları sıvadı. Ulaşımı farklı bir noktaya getirmek isteyen Uber, NASA'nın önemli bir mühendisini işe alarak dikey kalkış için çalışmalarına başladı.
Bu gerçekten önemli bir transfer çünkü Uber'in bu konuda önemli bir açığını kapatacak. Uber'de bu tür çalışanlar olmadan hayallerini gerçekleştirmekte mümkün olmayacaktı. Mark Moore daha önce yapmış olduğu açıklamalar ile helikopter tarzındaki araçların ucuz olacağını da belirtti. Uber seyahatlerinde kullanabileceğini dile getirerek şirketin dikkatini çekmeyi başarmış olup kendisi için şuan teoride gayet kullanışlı ve ucuz olan araçları pratiğe dönüştürmek için önemli çalışmalar yapıyor.
Peki siz Uber'in uçan arabalar projesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Devamını Oku

9 Eylül 2017 Cumartesi

Bilim Kurgu Filmleri Hakiki Mi Oluyor?
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Çalışanların eline mikroçip takıyorlar

İsveçli bir işyeri çalışanlarının eline mikroçip yerleştirdi.
Kulağa bilim kurgu filmlerinden bir sahneymiş gibi gelse de İsveç’te bir işyeri 700 çalışanın eline mikroçip yerleştirdi.
Mikroçipler doğruca işçilere kapıları açabiliyor, kantinde ödeme yapıyor veya fotokopi makinesini kullanabiliyor.
Radyo frekanslı kimlik tanınma sistemi (RFID) ile işçilerin ellerinin arkasına yerleştirilen çipler bir pirinç tanesi boyutunda.
Çipleri yerleştiren BioNyfiken isimli şirketin şeflerinden Hannes Sjoblad “teknolojiyle zaten iç içeyiz. Her yere kod girmek, parola girmek yerine yalnızca değmek hayatınızı daha da kolaylaştırmaz mıydı?” biçiminde konuştu.
Ancak insanlara yerleştirilen çipler konusunda tartışmalar dünya genelinde süregelmekte. Kimileri bunun etik olarak kabul edilemez olduğunu düşünse de bu teknolojinin getirilerini savunanlar da var.
Devamını Oku

Batarya teknolojisinde nanokompozit dönemi
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nden Nanokompozit Batarya

Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde yürütülen çalışmada geliştirilen nanokompozit malzemeler yeni cins cep telefonları ve tablet bilgisayarların bataryalarında kullanılabilecek.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mühendislik Fakültesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Bölümünce yürütülen çalışmada kil ve kumun hammaddesi olan silika (silisyum dioksit), nanoteknoloji ile bir araya getirilerek, elde edilen nanokompozit (birbirinden farklı iki veya daha pozitif malzemenin bir araya getirilmesi ile imal edilen) malzemeler yeni tür cep telefonları ve tablet bilgisayarların bataryalarında kullanılabilecek.

Proje Yürütücüsü OMÜ Araç Gereç Bilimi ve Mühendisliği Bölümü Başkanı Doç. Dr. Engin Burgaz yaptığı açıklamada, üniversitenin bilim Araştırma Projesi (BAP) dahilinde nanoteknoloji (metrenin milyarda birinin kullanıldığı teknoloji) ile kompozit malzemeler geliştirdiklerini söyledi.
Sanayinin çoğu alanında kullanılmak üzere polimer (fazla parçalı) nanokompozit malzeme üretmeye başladıklarını belirten Burgaz, şunları aktardı:

"Çok parçalı ayrı nesil malzemeler (polimerik nanokompozit) geleneksel mikro ve makro kompozitlere oranla nispeten yüksek özellikler gösteriyor. Günümüzde adi metal ve metal alaşımların yerine farklı alanlara yönlendirilmiş yapılara sahip kompozit malzemeler kullanılmaya başlanmıştır. Bunun doğal bir sonucu olarak, kompozit malzemelerin endüstrideki önemi giderek artmaktadır. Dolayısıyla, üstün ve istenen özelliklere sahip ayrı matrislere ve destek elemanlarına sahip kompozitler geliştirilmektedir. Bu kapsamda kil ve kumun hammaddesi olan silika (silisyum dioksit) kullanarak elde ettiğimiz nanokompozit malzemeleri yeni tür cep telefonları ve tablet bilgisayarların bataryalarında kulanılacağız. Günümüzde kullanılan lityum iyon polimer bataryalarda katı elektrolit araç gereç olarak kullanılmasını öngörüyoruz."

'Bataryalar ısınmaya, patlamalara ve yanmaya aleyhinde dayanıklı olacak'
Polimerik nanokompozit malzemelerin en son geliştirilen kompozit malzemeler grubunu oluşturduğuna dikkati çeken Burgaz, geliştirdikleri malzemelerin bataryalarda kullanılabilmesi için elektronik mühendisleri ve sanayicilerle işbirliği yapılması gerektiğini belirtti.
Günümüzde kaynakları her geçen gün azalan doğal malzemelere alternatif durumundaki polimer nanokompozit malzemelerin yaygın bir uygulama alanına sahip olduğunu vurgulayan Engin Burgaz, şunları kaydetti:

''Polimerlerin işlenme kolaylığı, mekanik davranışları, elastik yapıları ve düşük yoğunluğa sahip olmaları kayda değer avantajlarıdır. Geliştirilen kompozit malzemeler daha fazla elektronik elemanlar, otomotiv sanayi, uçak sanayi alanlarında kullanılmaktadır. Bizim yaptığımız malzemenin yeni tür cep telefonu ve tablet bilgisayarların bataryalarında kullanılmasını öngörüyoruz. Ancak bunun için bu sektörde faaliyet gösteren sanayicilerimizle ve elektronik mühendisleriyle de birlikte yol almak istiyoruz. Sanayicilerimizle bir araya gelerek ürünümüzü dünyaya sunmak istiyoruz. Geliştirdiğimiz malzeme katı elektrolit araç gereç olarak kullanıldığı için bataryalarda ısınmanın, patlamanın ve yanmanın önüne geçecek. bununla birlikte çok daha uzun ömürlü olmalarını sağlayacak."
Devamını Oku

16 Temmuz 2017 Pazar

WhatsApp dosya paylaşımında çığır açtı!
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


WhatsApp yeni güncellemesiyle birlikte dosya paylaşım yeteneklerini iyice geliştirdi. Uygulama artık sadece belirli dosya türlerini değil, her tür dosyayı göndermenize izin veriyor.
WhatsApp'la gönderebileceğiniz dosya türleri konusunda artık herhangi bir kısıtlama söz konusu değil, ancak bir başka kısıtlama var dosyaların 100MB'tan büyük olmaması gerekiyor. Çoğu kullanıcı WhatsApp'ı mobil bağlantı üzerinden kullandığı için bu kısıtlama büyük bir kesimi etkilemeyebilir.
Güncellemeyle gelen bir başka yenilik sayesinde sadece sözcüklerin üzerine uzun dokunarak sohbetlere kalın, italik ve üstü çizgili metinler gönderebiliyorsunuz. Son olarak uygulamanın hantal fotoğraf paylaşma özelliği de gelişiyor. Artık fotoğrafları küçük bir alanda kaydırmak yerine tüm ekranda görebiliyorsunuz. Gönderdiğiniz birden fazla fotoğraf, galeri görünümünde düzenli bir şekilde görüntüleniyor.
Android ve iOS kullanıcılarına sunulmaya başlanan güncelleme henüz size ulaşmadıysa, birkaç gün beklemeniz gerekebilir.
Devamını Oku

12 Temmuz 2017 Çarşamba

Microsoft'un yeni Surface dizüstüleri satışa çıktı!
- İNTERNET GÜNLÜĞÜ yazdı. 0


Son yıllarda donanımların bir arada çalışması için kendi cihazlarını üreten firmaların adımları gittikçe göze çarpıyor. Firmanın özüne dönüşü olarak nitelendirilen bu durum Microsoft'un özelinde yapmak istediklerini ortaya koyuyor. Google ve Apple bu konuda oldukça iddialı adımlar atıyor. Dolayısıyla bunu uzun süreden bu yana aralıksız olarak yaptığı için farklı açıdan bu durumu değerlendirmek gerekiyor.

Avrupa ülkelerinde satışa sunulan Surface Pro ve Surface dizüstüleri satışa sunuldu. Genellikle eğitim sektöründeki teknolojik devrime odaklanan ürünler artık Windows 10 S işletim sistemiyle geliyor olup tercihe göre kullanıcılar Windows 10'a geçiş yapılabiliyor. İngiltere'de en az 979 Pound'a alıcı bulan cihazlar ABD'de ise 1000 dolara alıcı buluyor. Söz konusu fiyatların Türkiye'de henüz satılmayan cihazlarda nasıl bir çizgi izleyeceğine dair net bir bilgi yer almıyor. Ancak ortalama olarak 4000 ila 4500 lira arasında olması bekleniyor

Devamını Oku